Ev zihnimizin odalarından oluşur. Hayallerimiz, düşlerimiz rahatlıkla dağılabilir etrafa. Hep bilinmedik bir elin tokmağı kaldırma ihtimali çalar kapının öte yanında. Sırdır ev. Dünya dışardan seslenir çoğu zaman. Dünyayı dış-kapı edebilmenin sürekli öğüdünü evde duyarız. Dünya bize saldırır çünkü. Kendi içimizde bir yabancılaşma başlatır. Gündelik işlerin arasında sıradanlaşan hayat ve ölüm, yolları itibarsızlaştıran şehir, karşıdan karşıya …
Daha-
Ev Dünyadaki Köşemizdir
-
Sevinç Evi
Evimizin zili kuştur, öter. Annem erkenden uyanır. Sofrada çaydanlıkla gözgöze gelirim. Evde köşem var. Beni kimsecikler bulamaz orada. Hem görünürüm Hem de yalnızlığımı yakalarım. Babam eve kışı, yazı Bütün mevsimleri getirir. Evcilik oynamamı ister ev. Ev içinde ev… Mutluluk nedir diye sorsanız çocuklara Eve dönmek derler. Okuldan, Parktan, Misafirlikten… Eve dönünce oyuncak fare Sadece çocukla …
Daha -
Ne Kadar İhtimam Gösteriyoruz?
“Ben kendi işimi yapıyorum, sen kendi işini. Bu dünyaya senin beklentilerini karşılamaya gelmedim. Sen de bu dünyaya benim beklentilerime göre yaşamak zorun da değilsin. Sen sensin. Bende benim. Şans eseri birbirimizi bulursak, bu güzel.. Bulamazsak dert değil”. (Gestalt duası) Ben merkezli bir hayatın içerisinde yaşamaya çalışan zihinlerin bencil olmamaları ya da bencil davranmamaları söz konusu …
Daha -
Ali Haydar Haksal’ın Aynamın Sonsuzluğundaki Sen Öyküsü Üzerine
Ali Haydar Haksal’ın Aynamın Sonsuzluğundaki Sen adlı öyküsü, yazarın Aradan Geçen Uzun Yıllar kitabında yer alır. Öykü, kahraman anlatıcının kendine dönük içsel çözümlemelerde bulunduğu bir değişim durumunu konu edinir. Bu değişim durumu anlatıcının kendisi, etrafındakiler ve eşyalarla olan ilişkileri ile gelişim gösterir. Anlatıcı etrafında ilerleyen öykü, odak noktasında olan anlatıcının değişimi için de oldukça elverişli …
Daha -
Müslüman Yılmaz!
Sebat, ağlayanı bir gün güldürür.
Daha
Sabredip azmeden menzile yürür.
İnsanı öldürmez hapis, işkence;
Öldürürse, ümitsizlik öldürür! -
Yılgınlık Neyin Habercisi…
Işıl ışıl yüzler, gözlerdeki pırıltı bakmalara doyamayacak yansımada. Şantiye olan dünyada, ilk inşaatını almış müteahhidin heyecanı gibi itinayla, mimarı olan rabbi Allah’ın projesini uygulamaya koymakta.. Aksamalar ve eksiklikler onun heyecanını söndürmemekte. Çünkü o heyecanını kat sakinlerinin vereceği meblağda değil âlemlerin rabbi Allah’tan alacağını bilerek inşasına devam etmekte.. Proje o kadar güzel ki hevâ ve hevesinin projeyi bozması ihtimaline karşı sadece projeye itaat etmekte.. Ve çıktığı her kat ve her dizayn, içerde ve dışarıda onu heyecanlandırmakta ve yeniden yeniden diyerek zamanın bitmesinden endişelenmekte.
Daha -
Yılgınlık Çürümedir Çürüme Yavaş Ölümdür
Yaşanılan dönemler ve onların olaylara, insanlara yansımaları dikkate alınarak Müslümanlar ve gelinen nokta ile ilgili bir değerlendirme yapılabilir ancak. Geçen dönemde kuşatıcı yapısal bir gelenek ve arzulanan güçlü bir zemin yakalanamadığı için sonraki yıllarda başta İslâmî değerleri önemseyen entelektüeller olmak üzere idealist birçok Müslüman başka adreslerde yer almaya başlamış ve bu durum büyük bir güven kaybına neden olmuştur. Müslüman kitlede ideallerin zayıflamasında bu entelektüellerin etkisi büyüktür. Bedel ödemeden entelektüel sıfatıyla ortaya çıkmanın geleceği nokta burasıdır, dense yanlış olmaz. Hiç kimse bunların veballerinin olmadığını söyleyemez.
Daha -
Utanç Gölgeler
iflasımı saatlere öteledim
yarım gecemde ziyan basılacak birkaç evren sendeler
boşluğun takibi zor yolculuk
bir yanım sahip olduğu hayattan korgökkuşağı bedel
Daha
çantada yön
penceremde karga
metropol saklı gözlerinde
bu döngü vakit kaybı ve epeyce zor