• Adamak Üstüne

    Diğer taraftan insan da bir ada gibidir. Tıpkı çevresini suyun sarıp sarmalaması gibi diğer varlıklar kuşatır çevresini. Bir başka karaya yol bulamadığı için artık onun için hayat sudur. Su onu sarmalar; o suyu sahiplenir. O’na; ‘Su nedir?’ sorusu sorulsa ‘Sudan başka ne var!?’ diye cevap verir.

    Daha
  • Yolun Başı

    Tefekkür ki Yaratıcıya mutlak güven, bütün gücü nefiste bulmak değil de, yaratıcının her şeyin üstünde hüküm ve egemenlik sahibi olduğunu kabul etmektir. Semadaki eşsiz güzellikleri ve akıl almaz düzeni seyrederken aynı zamanda yeryüzünde milim yer kaplayan karıncanın varlığını aklımızla yaptığımız istişaredir tefekkür.

    Daha
  • Rüzgar

    Güneşe kim odun taşır

    Baba.

    Anne evde dolaşan bir ses ise de

    Daha
  • Baba

    Hâlâ parmaklarımda kalan boyalarla çocuklarımı uyutuyorum. Yoksa ‘Sahibi’mize ne deriz? Hala babamın resimlerinden tanıyorum renkleri.

    ‘Ey renklerin sahibi renklerimize acı’

    Çünkü baba, yeryüzünü renklerle ayırt ettigi bir resim çizer çocuğunun zihnine .
    Kimi zaman güçlü bir ağaca benzetir kendini. Kabuğu sert, ama güçlü . Karıncalar dolaşır üzerinde. Bazı resimlerde dalgalı bir denizdir, kağıttan gemileri yüzdürür. Bazen de bir çocuğun sürekli silgi tozlarının biriktirdiği silinmiş bir sayfasıdır. Cocuk silgi tozlarına bile kıyamaz, avucuna alır, şekiller çıkarır, oyunlar kurar… boş sayfayı uçak yapar da gökyüzüne uçurur. Gözü kuşlara takılır, düşer çocuk. Ama yine de uçurur. Renkleri çok sonra tanır ve düştükçe dizi hep aynı yerden kanar durur…

    Daha
  • Geçimsiz Çöl Sessizliği

    Geçimsizlik… İlk bakışta akla olumsuz şeyler getiren bu kelime, saklı kalmış bir mücevherdir aslında. Ama bu mücevherin de tıpkı diğer mücevherat gibi ağırlık ve değer bakımından ucuzu vardır, pahalısı vardır. Buna rağmen bizim aklımıza ucuz olanı gelir çoğu zaman. Tıpkı yalnızlık gibi… Yalnızlık da tıpkı geçimsizlik gibi iki türlüdür ve akla hep ucuz olanı gelir. Bu iki yalnızlıktan birinde yalnız kalmak kişinin kendi seçimi değildir, kişi bunu istemese de yalnız kalmıştır. Buna “yalnız kalmak” denir ve cebrî bir tarafı vardır.

    Daha
  • Geçinmek Kavramı ve Bağlanma

    Geçinmek, insanın kendisi ve dış dünya ile kurduğu bağın niteliğine gönderme yapar.
    İç âlemin bütünlüğünü korumak hiç de öyle kolay değildir. İnsanın kendi ihtiyaçlarını, arzularını, hayallerini anlama ve tanıma yolculuğu, geçmiş ve gelecek algısını düzenleme becerisi kişinin dış dünya ile bağını oluşturur.
    “Kişinin iç ve dış dünya ile kurduğu ilişkinin niteliğini belirleyen kaynak nedir?” sorusu, bilimsel çalışmaların sorularından biridir. Bağlanma kuramı bu noktada kişinin ilişki yapılarını açıklayan bağlanma örüntülerinden bahseder. Bireyin erken dönem ilişkilerini, ergenin iç ve dış çevreye uyumunu, yetişkinlerin özel ve sosyal ilişkilerinin temelini bağlanma stilleriyle açıklar.

    Daha
  • Din, Toplum ve Aile Kuralları – Özgürlüğün sınırı –

    Herkes bir birey olarak bir aileye, bir akraba grubuna ve bir topluma aittir. Bu toplulukların beraberce ve huzur içinde yaşayabilmeleri için birtakım kurallar vardır. Her bir topluluk kendi kurallarını koyar ve bireyler bu kurallara uyarlar. En üstte dinî değerler vardır. Herkes hassasiyeti oranında dininin gereklerini yerine getirir. Toplum kuralları dinin değerlerine aykırı olmadığı sürece, birlikte yaşamanın gereği olarak bu kurallara da uyulur. Her ailenin de kendince koyduğu birtakım kuralları vardır. Aile bireyleri ancak bu kurallara uyulduğu takdirde bir arada ve huzurlu yaşayabilirler.

    Daha
  • İki Dünya Arasındaki Sorunlara Sinematik Bakışlar

    Şimdiye değin kaleme aldığımız 11 Eylül sonrası sinema filmlerinde Avrupa merkezci, Batılı bakış açısından öteki’nin nasıl tasvir edildiğine yer verdik. Bu filmlerde ya da 11 Eylül sonrası dünyayı ana akım sinemanın bakış açısından ele alan yapımlarda,

    Daha
  • İmtihanı Kavramlarıyla da Kazanmak

    Allah kesin sınar (Mu’minûn, 30), zira öncekiler sınanmıştır, sonrakiler de sınanacaktır ki doğrucular ve yalancılar ortaya çıksın. (Ankebût, 3) Ölüm de hayat gibi, insanların iyi amel pratiğini ortaya koymada insanın yüzleştiği beladır. (Mülk, 2) “Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.” (Enbiyâ, 35)
    İnsan beşerle sınanır çünkü birey, toplumun bir parçası olarak toplumun her halinden iyi veya kötü bir şekilde nasiplenmektedir. Yeryüzü halifeliği gereği beşerle sınanma kaçınılmazdır. Yeryüzünün imarı sınavı, içinde insan unsuru bulunan bir sınavdır. Takva ve zaaf toplumsal hayattan kopuk değildir.

    Daha
Updating…
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.