Zamandan ve zamane gençlerinden şikâyetçi olmak, belli bir yaşa ulaşmış insanların genel bir alışkanlığıdır. Onlara göre eskiden var olan ve iyi olarak nitelenen birçok davranış bugün terk edilmiş, yerini alan alışkanlıklar ve davranışlar ise kabul edilemez olarak nitelenmeyi hak etmiştir. Hâlbuki her zamanı ve dolayısıyla her kuşağı çepeçevre kuşatan ve diğer zamanlardan ve kuşaklardan farklı olan bir gerçeklik vardır. Toplum için tehlikeli görülen bir şey zamanla etkisini azaltarak yerini bir başka tehlikeye bırakır. Örneğin; bir zamanlar toplumu tehdit eden güvenlik endişesi yerini ahlâk krizine bırakabilir. Ya da ekonomik bir kriz siyasi bir krizle ya da inanç kriziyle yer değiştirebilir. Bazen de birçok alanı etkisi altına alan bir krizle baş başa kalır toplum. Bütün bu krizlerle mücadele edebilmenin de kendine has yöntemleri vardır. Modern dönemde Müslüman toplumları tehdit eden kriz ise dinî, toplumsal, siyasî, ekonomik birçok alanı etkileyen bir niteliktedir. Günümüzde toplumun karşı karşıya kaldığı tehlikelerle mücadele etmenin yolu/yöntemi de bir önceki dönemin yöntemlerinden farklı olmalıdır.
Bu yazının devamı
190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Protest dinî müzik söyleminin hâkim teması olan zulümdür ve zulme karşı önerilen şey, kıyam ve cihattır. Şüphesiz zaman zaman sabırdan da bahsedilir ancak bu, kıyam ve cihat esnasında karşılaşılan acı ve işkencelere karşı sabretmek demektir. “Hayat iman ve cihat, alnımızın yazısı” denilerek cihada mahkûmiyet anlatılır.
İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır.
Ahlâk; bireysel hayattan toplum hayatına, cinsel hayattan aile hayatına, ilimden sanata, devlet yönetiminden uluslararası ilişkilere, savaş hukukuna kadar hayatın her alanını kapsayıp bu alanlara yön veren, erdem ve fazilet olarak kabul edilebilecek her türlü düşünce ve davranışın genel adıdır.
Eleştiri, ibadet titizliğinde yapılması gereken bir faaliyettir. Eleştiride amaç hakikate ulaşmaktır. Eleştiri; yapmaktan çok yıkmaya hizmet eder, hele hele saldırı ya da düşmanlığa dönüşürse amacından büsbütün uzaklaşmış olur. Eleştiri; daha iyiye, daha güzele ulaşmak için yürütülen bir faaliyet olmalıdır.
Herkesin kabul edebileceği ortak davranış kuralları var mıdır? Yoksa kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen rölatif bir durum mu söz konusudur? İnsan, tüm zaman ve mekânlarda değişmeden kalan bir öze sahip midir? Eğer sahip ise insanın bu özü ahlâklı bir varlık olmasına elverişli midir?
Deizm mi Ateizm mi ya da Sorun Nerede?
Zamandan ve zamane gençlerinden şikâyetçi olmak, belli bir yaşa ulaşmış insanların genel bir alışkanlığıdır. Onlara göre eskiden var olan ve iyi olarak nitelenen birçok davranış bugün terk edilmiş, yerini alan alışkanlıklar ve davranışlar ise kabul edilemez olarak nitelenmeyi hak etmiştir. Hâlbuki her zamanı ve dolayısıyla her kuşağı çepeçevre kuşatan ve diğer zamanlardan ve kuşaklardan farklı olan bir gerçeklik vardır. Toplum için tehlikeli görülen bir şey zamanla etkisini azaltarak yerini bir başka tehlikeye bırakır. Örneğin; bir zamanlar toplumu tehdit eden güvenlik endişesi yerini ahlâk krizine bırakabilir. Ya da ekonomik bir kriz siyasi bir krizle ya da inanç kriziyle yer değiştirebilir. Bazen de birçok alanı etkisi altına alan bir krizle baş başa kalır toplum. Bütün bu krizlerle mücadele edebilmenin de kendine has yöntemleri vardır. Modern dönemde Müslüman toplumları tehdit eden kriz ise dinî, toplumsal, siyasî, ekonomik birçok alanı etkileyen bir niteliktedir. Günümüzde toplumun karşı karşıya kaldığı tehlikelerle mücadele etmenin yolu/yöntemi de bir önceki dönemin yöntemlerinden farklı olmalıdır.
Bu yazının devamı 190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Protest Dinî Müzikte Kıyam ve Cihat Temaları
Protest dinî müzik söyleminin hâkim teması olan zulümdür ve zulme karşı önerilen şey, kıyam ve cihattır. Şüphesiz zaman zaman sabırdan da bahsedilir ancak bu, kıyam ve cihat esnasında karşılaşılan acı ve işkencelere karşı sabretmek demektir. “Hayat iman ve cihat, alnımızın yazısı” denilerek cihada mahkûmiyet anlatılır.
İçtihad Kapısı Kapalı mıydı Gerçekten, Ya da Hangi İçtihad?
İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır.
Ahlâkın Neliği Üzerine
Ahlâk; bireysel hayattan toplum hayatına, cinsel hayattan aile hayatına, ilimden sanata, devlet yönetiminden uluslararası ilişkilere, savaş hukukuna kadar hayatın her alanını kapsayıp bu alanlara yön veren, erdem ve fazilet olarak kabul edilebilecek her türlü düşünce ve davranışın genel adıdır.
Ahlakın Eleştirisi ya da Eleştiri Ahlakı
Eleştiri, ibadet titizliğinde yapılması gereken bir faaliyettir. Eleştiride amaç hakikate ulaşmaktır. Eleştiri; yapmaktan çok yıkmaya hizmet eder, hele hele saldırı ya da düşmanlığa dönüşürse amacından büsbütün uzaklaşmış olur. Eleştiri; daha iyiye, daha güzele ulaşmak için yürütülen bir faaliyet olmalıdır.
Kamusal Alan Kimlerin Alanıdır
Herkesin kabul edebileceği ortak davranış kuralları var mıdır? Yoksa kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen rölatif bir durum mu söz konusudur? İnsan, tüm zaman ve mekânlarda değişmeden kalan bir öze sahip midir? Eğer sahip ise insanın bu özü ahlâklı bir varlık olmasına elverişli midir?
Alışverişe devam et