Şimdiye kadar 11 Eylül sonrası (Post 9/11) ile sinema filmleri arasındaki bağa vurgu yapan filmleri değerlendirdiğimiz yazılarda, bu konuda yeterince çalışma olmadığını, var olan çalışmaların ise sınırlı sayıda olduğunu belirtmek de fayda var. 11 Eylül 2001’den on yıl sonrasında ise makale, tez, kitap başta olmak üzere pek çok çalışma yapıldığı görülür. Hollywood Sinemasında Oryantalizm adlı çalışma bu alanda Türkiye’de yapılmış ilk tez çalışması niteliğindedir. Hilal Erkan’ın yazdığı bu tez sonradan kitaba dönüştürülür. Konuyla ilgili çeviri çalışmalarının alana katkısı ise son derece elzemdir.
Tüm bu çalışmalarla birlikte bizim bu yazı dizisinden muradımız, 11 Eylül’ü dünya sinemaları ölçeğinde ele alıp ülke sinemaları ve yönetmen sinemalarında bu konuyu irdeleyen yapımların neler olduğunu ortaya koymaktır.
Bunu ortaya koyarken de yönetmenlerin bakış açılarında ve yaklaşımlarındaki farklılık veya benzerliklerini analiz etmeyi amaç edindik. Bu konuda film üretimine girişen yönetmenlerin düşünsel, kültürel, siyasal ve toplumsal bakış açılarının beyazperdeye nasıl yansıtıldığına odaklanarak, konuyla ilgili birçok filmin bibliyografyasını çıkartmayı, meseleyi olabildiğince geniş bir pencereden ele almayı amaçladık.
Bu yazının devamı
195. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Peki, gerçekte sanat olan, sanatlı olan sadece sonbahar mıdır? Kar tanelerinin yere inişi, yağmurun şıkırtısı, ağaçların çiçeklenişi daha mı az heyecan verir insana? Mevsimler, insanlar, ağaçlar, kuşlar ve yaratılmış olan her bir ‘’şey’’ hikmetle bakıldığında kendi başına bir sanat, kendi başına şaheser değil midir?
Ne Büyük İskender’in istilası ne de Babillilerin İbranileri sürgünü, asla Yahudilerin son yüzyılda Filistinli halka yaptığı zulmü ve Filistin bölgesine karşı yayılmacı politikasını geçecek bir kötülüğe erişmemiştir.
Yaşar aslen Kahramanmaraşlıydı. Evin tek erkek çocuğu, değerli. Kısa yoldan ekmek sahibi olsun diye, o günlerde meşhur olan, sağlık meslek lisesine kaydolması ailece onaylanmış, Yaşar büyük bir hüzün eşliğinde Diyarbakır’a
Öteki kavramının birçok alanı içine aldığı, farklı disiplinlerde karşılık bulduğu ve sinema filmlerinde de çoğunlukla ‘biz/ben’ ve ‘öteki/başkası’ karşıtlığında yer bulduğunu şimdiye değin yaptığımız okumalarda idrak ettik.
Diasporada Zoraki Radikal Olmak: Mira Nair Sinemasına Giriş
Şimdiye kadar 11 Eylül sonrası (Post 9/11) ile sinema filmleri arasındaki bağa vurgu yapan filmleri değerlendirdiğimiz yazılarda, bu konuda yeterince çalışma olmadığını, var olan çalışmaların ise sınırlı sayıda olduğunu belirtmek de fayda var. 11 Eylül 2001’den on yıl sonrasında ise makale, tez, kitap başta olmak üzere pek çok çalışma yapıldığı görülür. Hollywood Sinemasında Oryantalizm adlı çalışma bu alanda Türkiye’de yapılmış ilk tez çalışması niteliğindedir. Hilal Erkan’ın yazdığı bu tez sonradan kitaba dönüştürülür. Konuyla ilgili çeviri çalışmalarının alana katkısı ise son derece elzemdir.
Bunu ortaya koyarken de yönetmenlerin bakış açılarında ve yaklaşımlarındaki farklılık veya benzerliklerini analiz etmeyi amaç edindik. Bu konuda film üretimine girişen yönetmenlerin düşünsel, kültürel, siyasal ve toplumsal bakış açılarının beyazperdeye nasıl yansıtıldığına odaklanarak, konuyla ilgili birçok filmin bibliyografyasını çıkartmayı, meseleyi olabildiğince geniş bir pencereden ele almayı amaçladık.
Bu yazının devamı 195. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Seyir
Bir rüyanın fevkinde
Fevkalade bir gezegende
Yürüyordum durmadan
Sanat Bizim Neyimiz Olur?
Peki, gerçekte sanat olan, sanatlı olan sadece sonbahar mıdır? Kar tanelerinin yere inişi, yağmurun şıkırtısı, ağaçların çiçeklenişi daha mı az heyecan verir insana? Mevsimler, insanlar, ağaçlar, kuşlar ve yaratılmış olan her bir ‘’şey’’ hikmetle bakıldığında kendi başına bir sanat, kendi başına şaheser değil midir?
İlahi Mesajlar Toprağı Filistin (Roger Garaudy)
Ne Büyük İskender’in istilası ne de Babillilerin İbranileri sürgünü, asla Yahudilerin son yüzyılda Filistinli halka yaptığı zulmü ve Filistin bölgesine karşı yayılmacı politikasını geçecek bir kötülüğe erişmemiştir.
Ne Yapmalı (Bir Dönemin Hikâyeleri)
Yaşar aslen Kahramanmaraşlıydı. Evin tek erkek çocuğu, değerli. Kısa yoldan ekmek sahibi olsun diye, o günlerde meşhur olan, sağlık meslek lisesine kaydolması ailece onaylanmış, Yaşar büyük bir hüzün eşliğinde Diyarbakır’a
Bir “Girdap”ın İçinde Olmak
Öteki kavramının birçok alanı içine aldığı, farklı disiplinlerde karşılık bulduğu ve sinema filmlerinde de çoğunlukla ‘biz/ben’ ve ‘öteki/başkası’ karşıtlığında yer bulduğunu şimdiye değin yaptığımız okumalarda idrak ettik.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.