İyi ile kötünün, güzel ile çirkinin, sap ile samanın birbirine karıştığı bir dünyada yaşıyorsak ve bunları ayrıştırma gibi bir sorumluluğumuz varsa, soru şudur: bunu nasıl ve neyle yapacağız?
Öncelikle şu bilinmelidir ki insan, kelime ve kavramları, inancı, dünya görüşü ne ise onun üzerinden tanımlar. Yanlış tanımlar yanlış ya da eksik sonuçlara, uygulamalara götürür kişiyi. Tanıları neye göre kime göre yapacağımız konusu da önemlidir. Hayatın sahibi olan Allah’ın verdiği ölçü ve röperlere göre bir tasavvur geliştirdiğimizde bütünlük arz eden bir yaşam ortaya çıkarabiliriz. O, neye iyi dediyse o iyi neye kötü dediyse o kötü olarak görülecektir artık. Güzelliğin ölçüsünü O’ndan alır, O’nun güzel dediğine biz de güzel der ve bu muvaceheden aynamıza bakarız. Baktığımız aynalara zaafları karıştırmadan düzeltmeler yapar, çeki düzen veririz kendimize ve çevremize.
Fiziksel farklılıkların tanışıp kaynaşmamız için ayrı bir güzellik olduğunu bilir bu çoğul güzelliklerin içerisinde bir güzellik olduğumuzun şükrünü eda ederiz.
Bu yazının devamı
190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Doğa, insanın özüne açılan büyük bir kapı gibidir. Her an yeni bir şeyler keşfedecek, her an yeni şeyler öğrenecek büyük bir ansiklopedi misali… Doğa, izlediğin her anında duygu cümbüşü yaşayacağın, hissiyatının neşv-ü nemâ bulacağı büyük bir açık hava sineması gibidir.
İnsanın üzerine sinen en güzel koku çocukluk kokusudur. Üzerinize sinen o kokuyu bir ömür yanınızda taşırsınız ya da taşımak istersiniz. Çünkü bu koku ötelerin cennetin kokusudur. Uçsuz bucaksız hayal dünyasında, ayakları yere basmadan diyarlar aşan çocukluktur. Dinlediği her masal sonrası kendi masalını yazmak, yaşamak isteyen çocukluk…
Kavramlar düşüncenin yapı taşlarıdır. İnsan kavramlarla düşünür, kavramlarla hayatına yön verir. Bir kavramın anlam sınırlarını belirleyebilmek için o kavramın üretildiği toplumu tanımak bir zorunluluktur. Çünkü kavramlar üretildiği toplumun rengini alır. İslam’a ait tevhid, ihlas ya da salât gibi kavramların anlam sınırlarını belirleyebilmek için öncelikle Kur’an’a, hadislere ve kelimenin kavram özelliği kazandığı Arap toplumuna bakmak bir zorunluluktur. Bu kavramlara dileyenin dilediği gibi bir anlam vermesi düşünülemez.
Arsitotales’e göre, “insan, doğası gereği bilmek ister.” Bu bilmek isteminin en tutkulu hal aldığı alanlardan biri de dünyayı ve hayatı bilmektir. İnsanoğlu tarih boyunca dünyanın ve hayatın sırrını çözmek istemiş ve hayatı bu yolla anlamlandırmaya çalışmıştır.
İnsan aceleci bir varlıktır derken bunu mu kastetti acaba yüce yaratıcımız, diye düşünüyorum. Öyle bir koşuşturma içinde ki insanlarımız, yaptıkları eylemlerin, davranışların lehine mi aleyhine mi geliştiğini fark edemiyor. Sadece yapması gerektiğini düşünüp yapıyor.
Güzel ile Çirkini Ayırt Etme Becerisi
İyi ile kötünün, güzel ile çirkinin, sap ile samanın birbirine karıştığı bir dünyada yaşıyorsak ve bunları ayrıştırma gibi bir sorumluluğumuz varsa, soru şudur: bunu nasıl ve neyle yapacağız?
Öncelikle şu bilinmelidir ki insan, kelime ve kavramları, inancı, dünya görüşü ne ise onun üzerinden tanımlar. Yanlış tanımlar yanlış ya da eksik sonuçlara, uygulamalara götürür kişiyi. Tanıları neye göre kime göre yapacağımız konusu da önemlidir. Hayatın sahibi olan Allah’ın verdiği ölçü ve röperlere göre bir tasavvur geliştirdiğimizde bütünlük arz eden bir yaşam ortaya çıkarabiliriz. O, neye iyi dediyse o iyi neye kötü dediyse o kötü olarak görülecektir artık. Güzelliğin ölçüsünü O’ndan alır, O’nun güzel dediğine biz de güzel der ve bu muvaceheden aynamıza bakarız. Baktığımız aynalara zaafları karıştırmadan düzeltmeler yapar, çeki düzen veririz kendimize ve çevremize.
Bu yazının devamı 190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Doğada Olmak Dua da Olmaktır
Doğa, insanın özüne açılan büyük bir kapı gibidir. Her an yeni bir şeyler keşfedecek, her an yeni şeyler öğrenecek büyük bir ansiklopedi misali… Doğa, izlediğin her anında duygu cümbüşü yaşayacağın, hissiyatının neşv-ü nemâ bulacağı büyük bir açık hava sineması gibidir.
Çocukluğun Kokusu…
İnsanın üzerine sinen en güzel koku çocukluk kokusudur. Üzerinize sinen o kokuyu bir ömür yanınızda taşırsınız ya da taşımak istersiniz. Çünkü bu koku ötelerin cennetin kokusudur. Uçsuz bucaksız hayal dünyasında, ayakları yere basmadan diyarlar aşan çocukluktur. Dinlediği her masal sonrası kendi masalını yazmak, yaşamak isteyen çocukluk…
Batılı Bir Kavram: “Özgürlük”
Kavramlar düşüncenin yapı taşlarıdır. İnsan kavramlarla düşünür, kavramlarla hayatına yön verir. Bir kavramın anlam sınırlarını belirleyebilmek için o kavramın üretildiği toplumu tanımak bir zorunluluktur. Çünkü kavramlar üretildiği toplumun rengini alır. İslam’a ait tevhid, ihlas ya da salât gibi kavramların anlam sınırlarını belirleyebilmek için öncelikle Kur’an’a, hadislere ve kelimenin kavram özelliği kazandığı Arap toplumuna bakmak bir zorunluluktur. Bu kavramlara dileyenin dilediği gibi bir anlam vermesi düşünülemez.
Kahrolsun Sistem
Arsitotales’e göre, “insan, doğası gereği bilmek ister.” Bu bilmek isteminin en tutkulu hal aldığı alanlardan biri de dünyayı ve hayatı bilmektir. İnsanoğlu tarih boyunca dünyanın ve hayatın sırrını çözmek istemiş ve hayatı bu yolla anlamlandırmaya çalışmıştır.
İşin Sonunu Gören Gözler
İnsan aceleci bir varlıktır derken bunu mu kastetti acaba yüce yaratıcımız, diye düşünüyorum. Öyle bir koşuşturma içinde ki insanlarımız, yaptıkları eylemlerin, davranışların lehine mi aleyhine mi geliştiğini fark edemiyor. Sadece yapması gerektiğini düşünüp yapıyor.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.