İyi ile kötünün, güzel ile çirkinin, sap ile samanın birbirine karıştığı bir dünyada yaşıyorsak ve bunları ayrıştırma gibi bir sorumluluğumuz varsa, soru şudur: bunu nasıl ve neyle yapacağız?
Öncelikle şu bilinmelidir ki insan, kelime ve kavramları, inancı, dünya görüşü ne ise onun üzerinden tanımlar. Yanlış tanımlar yanlış ya da eksik sonuçlara, uygulamalara götürür kişiyi. Tanıları neye göre kime göre yapacağımız konusu da önemlidir. Hayatın sahibi olan Allah’ın verdiği ölçü ve röperlere göre bir tasavvur geliştirdiğimizde bütünlük arz eden bir yaşam ortaya çıkarabiliriz. O, neye iyi dediyse o iyi neye kötü dediyse o kötü olarak görülecektir artık. Güzelliğin ölçüsünü O’ndan alır, O’nun güzel dediğine biz de güzel der ve bu muvaceheden aynamıza bakarız. Baktığımız aynalara zaafları karıştırmadan düzeltmeler yapar, çeki düzen veririz kendimize ve çevremize.
Fiziksel farklılıkların tanışıp kaynaşmamız için ayrı bir güzellik olduğunu bilir bu çoğul güzelliklerin içerisinde bir güzellik olduğumuzun şükrünü eda ederiz.
Bu yazının devamı
190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Şair ilhamının kaynağı nedir?” sorusu kökleri eskiçağlara kadar uzanan hukuki bir meseleydi. Sorun, cahiliye dönemi Araplarının bir tür edebi eğlencesi olan kaside şairlerine yönelik bakışlarından daha köklüydü. Zira Müslümanlar şiir konusunda iki taraftan Yunan-Roma ve Sasani ahlâkıyla yüzleştiler. Yunan-Roma düşüncesinde şiir etika, Sasani düşüncesinde ise edeb denilen köklü siyasi-hukuki yapıları yeniden diriltebilirdi.
İnsan, diğer yaratılmışlardan farklı olarak düşünen, taşınan ve tercih eden bir varlık. Akledip tercih ediyor olması onu sorumluluk sahibi kılıyor. Nihayetinde tercihlerinin sorumluluğunu üstlenen ve hesabını vermeyi de göze alan bir varlık; insan…
Peki, acı kelimesi yüzümüzde gülücükler açmaya neden olmasın ama hayatın gerçeği değilmiş, hiç önemi yokmuş, gereksizmiş gibi algılanmasına da itirazımız, söyleyeceklerimiz olmasın mı? O halde acı, hüzün; mutluluk, haz, bu kavramlardan ne anlıyoruz, ne anlayabiliriz ya da ne anlamalıyız?
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da
Gece gün değildir. İki gün arasında sınırlanır, belirsiz bir form olarak gözükür. Yönetilemez bir zaman, belki de gayri-zaman olarak dünyayı örter. Postmodern söylem ağında “duyumsanamaz bir karanlık öncü” anlayışının yeniden gündeme gelmesi veya getirilmesiyle gece, iki gün arasında iletişimi temin eden
Güzel ile Çirkini Ayırt Etme Becerisi
İyi ile kötünün, güzel ile çirkinin, sap ile samanın birbirine karıştığı bir dünyada yaşıyorsak ve bunları ayrıştırma gibi bir sorumluluğumuz varsa, soru şudur: bunu nasıl ve neyle yapacağız?
Öncelikle şu bilinmelidir ki insan, kelime ve kavramları, inancı, dünya görüşü ne ise onun üzerinden tanımlar. Yanlış tanımlar yanlış ya da eksik sonuçlara, uygulamalara götürür kişiyi. Tanıları neye göre kime göre yapacağımız konusu da önemlidir. Hayatın sahibi olan Allah’ın verdiği ölçü ve röperlere göre bir tasavvur geliştirdiğimizde bütünlük arz eden bir yaşam ortaya çıkarabiliriz. O, neye iyi dediyse o iyi neye kötü dediyse o kötü olarak görülecektir artık. Güzelliğin ölçüsünü O’ndan alır, O’nun güzel dediğine biz de güzel der ve bu muvaceheden aynamıza bakarız. Baktığımız aynalara zaafları karıştırmadan düzeltmeler yapar, çeki düzen veririz kendimize ve çevremize.
Bu yazının devamı 190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Şiir Hukuku
“Şair ilhamının kaynağı nedir?” sorusu kökleri eskiçağlara kadar uzanan hukuki bir meseleydi. Sorun, cahiliye dönemi Araplarının bir tür edebi eğlencesi olan kaside şairlerine yönelik bakışlarından daha köklüydü. Zira Müslümanlar şiir konusunda iki taraftan Yunan-Roma ve Sasani ahlâkıyla yüzleştiler. Yunan-Roma düşüncesinde şiir etika, Sasani düşüncesinde ise edeb denilen köklü siyasi-hukuki yapıları yeniden diriltebilirdi.
Meşru İle Gayri Meşru Olan Arasında İnsan
İnsan, diğer yaratılmışlardan farklı olarak düşünen, taşınan ve tercih eden bir varlık. Akledip tercih ediyor olması onu sorumluluk sahibi kılıyor. Nihayetinde tercihlerinin sorumluluğunu üstlenen ve hesabını vermeyi de göze alan bir varlık; insan…
Acılarından Filizlenir İnsan
Peki, acı kelimesi yüzümüzde gülücükler açmaya neden olmasın ama hayatın gerçeği değilmiş, hiç önemi yokmuş, gereksizmiş gibi algılanmasına da itirazımız, söyleyeceklerimiz olmasın mı? O halde acı, hüzün; mutluluk, haz, bu kavramlardan ne anlıyoruz, ne anlayabiliriz ya da ne anlamalıyız?
Hiç Haksız Olur Mu Çocuklar?
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da
Gece`nin Yönetimi
Gece gün değildir. İki gün arasında sınırlanır, belirsiz bir form olarak gözükür. Yönetilemez bir zaman, belki de gayri-zaman olarak dünyayı örter. Postmodern söylem ağında “duyumsanamaz bir karanlık öncü” anlayışının yeniden gündeme gelmesi veya getirilmesiyle gece, iki gün arasında iletişimi temin eden
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.