Kahramana ait değerler dünyanın ufkundan çekilirken, kazanç dünyasının kavramlarından yeni ve cesur bir dünya imal edildi. Modern insanın doğayı denetleyerek tüm varlığı sömürgeleştirmesi, böylece bir yeryüzü cenneti kurma ideali, kadim dünyanın yegâne iletişim biçimi olan sözü de yerinden etti. Sözün yerini gösteri (göz) etkinliği aldı. Sözün/şiirin, dolaysıyla şairin, belirleyici bir konumda olmamasının nedeni; tehlikeden riske, kahramandan girişimciye, sözden gösteriye uzanan bu tarihî kesitte aranmalı. Artık eğitim, sanat, bilgi ve görgü gibi en temel insani değerler, girişimci kapitalistin rafine usullerle belirlediği enformatik/enrtopik çağa emanettir. Bu enformatik çağ bir yandan insanları kitleselleştirilmiş eğlence kültürüyle oyalarken diğer yandan onların kendilerine ve dünyaya yönelik sahici sorular sormasını engelliyor.
Mustafa Köneçoğlu “Şiiri Geri Çağırmak” isimli kitabında içinde bulunduğumuz çağın portresini böyle çiziyor. Böyle bir zamanda, sözü ve şiiri hakiki manasıyla hayatlarımıza davet etmenin hayati bir önem taşıdığını söylerken varoluşsal bakımdan doğru koordinatları işaretleyebilmek için hayatlarımızı şiire yaklaştırma çağrısında bulunuyor. Mustafa Köneçoğlu ile “Şiiri Geri Çağırmak” kitabı üzerine yaptığımız söyleşiyi istifadenize sunuyoruz.
Modern şiiri betimlerken sık sık “yaralanmak” metaforu kullanılır, siz de yazılarınızda modern şair ve şiirle yara almak/yaralı olmak arasında bağlantılar kuruyorsunuz. Yaralanma bahsi, modern şiirin bir yazgısı mıdır?
Bu yazının devamı
215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi,
Yine ideoloji, gerek temayı gerekse olay örgüsünü genellikle hedeflenen amaç doğrultusunda şekillendirir, belli olaylara odaklar. Mesaja/amaca odaklandığı için olayların çeşitliliğini ve akışını sınırlandırmak zorunda kalır.
Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz.
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
“Şiiri Yeniden Çağırmak”
Söyleşi: Salih Erayabakan
Kahramana ait değerler dünyanın ufkundan çekilirken, kazanç dünyasının kavramlarından yeni ve cesur bir dünya imal edildi. Modern insanın doğayı denetleyerek tüm varlığı sömürgeleştirmesi, böylece bir yeryüzü cenneti kurma ideali, kadim dünyanın yegâne iletişim biçimi olan sözü de yerinden etti. Sözün yerini gösteri (göz) etkinliği aldı. Sözün/şiirin, dolaysıyla şairin, belirleyici bir konumda olmamasının nedeni; tehlikeden riske, kahramandan girişimciye, sözden gösteriye uzanan bu tarihî kesitte aranmalı. Artık eğitim, sanat, bilgi ve görgü gibi en temel insani değerler, girişimci kapitalistin rafine usullerle belirlediği enformatik/enrtopik çağa emanettir. Bu enformatik çağ bir yandan insanları kitleselleştirilmiş eğlence kültürüyle oyalarken diğer yandan onların kendilerine ve dünyaya yönelik sahici sorular sormasını engelliyor.
Mustafa Köneçoğlu “Şiiri Geri Çağırmak” isimli kitabında içinde bulunduğumuz çağın portresini böyle çiziyor. Böyle bir zamanda, sözü ve şiiri hakiki manasıyla hayatlarımıza davet etmenin hayati bir önem taşıdığını söylerken varoluşsal bakımdan doğru koordinatları işaretleyebilmek için hayatlarımızı şiire yaklaştırma çağrısında bulunuyor. Mustafa Köneçoğlu ile “Şiiri Geri Çağırmak” kitabı üzerine yaptığımız söyleşiyi istifadenize sunuyoruz.
Modern şiiri betimlerken sık sık “yaralanmak” metaforu kullanılır, siz de yazılarınızda modern şair ve şiirle yara almak/yaralı olmak arasında bağlantılar kuruyorsunuz. Yaralanma bahsi, modern şiirin bir yazgısı mıdır?
Bu yazının devamı 215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Yazarlık Serüveni ve Çocuk Edebiyatı Üzerine
Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi,
Edebiyatta, Romanda İdeolojik Tasvirler ve Çizimler Üzerine
Yine ideoloji, gerek temayı gerekse olay örgüsünü genellikle hedeflenen amaç doğrultusunda şekillendirir, belli olaylara odaklar. Mesaja/amaca odaklandığı için olayların çeşitliliğini ve akışını sınırlandırmak zorunda kalır.
“Acar Süvari Tutuk Arbalet” Üzerine
Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz.
“Taşranın Direnci, Şehrin Bilinci ” Metin Önal Mengüşoğlu Kitabı Üzerine
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.
“Serçe Risalesi” Üzerine
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.