Çocukların dünyasının yazmak yazım dünyasının belki de en zoru. Bütün türler için yazdığınız konu ve karakterlerin dünyasına sızmaya çalışırsınız. Çocuğun dünyasına öyle sızmadan daha fazlasına ihtiyacınız var demektir. Melih Tuğtağ’dan bunu anladık. Çünkü o çocukların dünyasında yaşıyor. Bir tahtaya baktığımızda tahtadaki 8 rakamını çocuk nasıl, ne olarak görüyor, senin dur dinle dediğin yer de o acaba kendi dünyasında kimlerle konuşuyor, sen nasihatler ederken o pervaneli bir ayakabının içinde hangi bulutun üzerinde dolaşıyor :). Çocuk hayal ediyor, oldukça da ciddi büyükler aklı bir karış havada diyor. Ne bir karışı karışlarca havada! Çocuklara hayatı bir de onların gözleriyle görebilmemiz için müsade edelim mi, ne dersiniz? Çünkü biz fazlasıyla kastık ve fazlasıyla yorduk; onları dinlediğimizde, onları ‘adam etmeyi’ bırakıp onlarla ‘adam olmayı’ denediğimizde belki de herşey daha başka olacak. Denemeye değmez mi?
Edebiyatınızda neyi, nasıl anlatıyorsunuz?
Anlatım açısından genelde teknik olarak örtük öğreti üzerine çalışıyorum. Yani vermek istediğim değeri mizah arkası aktarmaya çalışıyorum. Mizah yazarı olarak tanımlıyorlar beni.
Bu yazının devamı
185. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz.
Bir yönetmeni tanımak için onun ilk dönem çalışmalarını incelemek gerekebilir. Her ne kadar ilk dönemler bir yönetmeni tanımak için güç ya da erken olsa da bu safha yönetmeni tanımak için bir önsözü andırır. Yasak Rüya (2005), Mizansen (2006), Saat Kaç (2006), Kayıp Zaman Düşleri (2007) ve İstanbul (2007) yönetmenin ilk yaptığı kısa filmler.
Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
“İnsanlığı kurtarma isteği duyan herkes günümüzde öncelikle sözü kurtarmalıdır” der Jasques Ellul “Sözün Düşüşü” kitabında. İmajların istila ettiği çağımızda, sözü ayağa kaldırmak, ona hak ettiği değeri vermek gerekmektedir.
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
“Çocukların Dünyasından Hiçbir Zaman Çıkmadım”
Söyleşi: Asude Ortakaya
Çocukların dünyasının yazmak yazım dünyasının belki de en zoru. Bütün türler için yazdığınız konu ve karakterlerin dünyasına sızmaya çalışırsınız. Çocuğun dünyasına öyle sızmadan daha fazlasına ihtiyacınız var demektir. Melih Tuğtağ’dan bunu anladık. Çünkü o çocukların dünyasında yaşıyor. Bir tahtaya baktığımızda tahtadaki 8 rakamını çocuk nasıl, ne olarak görüyor, senin dur dinle dediğin yer de o acaba kendi dünyasında kimlerle konuşuyor, sen nasihatler ederken o pervaneli bir ayakabının içinde hangi bulutun üzerinde dolaşıyor :). Çocuk hayal ediyor, oldukça da ciddi büyükler aklı bir karış havada diyor. Ne bir karışı karışlarca havada! Çocuklara hayatı bir de onların gözleriyle görebilmemiz için müsade edelim mi, ne dersiniz? Çünkü biz fazlasıyla kastık ve fazlasıyla yorduk; onları dinlediğimizde, onları ‘adam etmeyi’ bırakıp onlarla ‘adam olmayı’ denediğimizde belki de herşey daha başka olacak. Denemeye değmez mi?
Edebiyatınızda neyi, nasıl anlatıyorsunuz?
Anlatım açısından genelde teknik olarak örtük öğreti üzerine çalışıyorum. Yani vermek istediğim değeri mizah arkası aktarmaya çalışıyorum. Mizah yazarı olarak tanımlıyorlar beni.
Bu yazının devamı 185. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
“Acar Süvari Tutuk Arbalet” Üzerine
Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz.
Şiir ve Edebiyatın İzinde Sinemayı Anlamak
Bir yönetmeni tanımak için onun ilk dönem çalışmalarını incelemek gerekebilir. Her ne kadar ilk dönemler bir yönetmeni tanımak için güç ya da erken olsa da bu safha yönetmeni tanımak için bir önsözü andırır. Yasak Rüya (2005), Mizansen (2006), Saat Kaç (2006), Kayıp Zaman Düşleri (2007) ve İstanbul (2007) yönetmenin ilk yaptığı kısa filmler.
Çocuk Edebiyatının Başkahramanı Çocuklarla “Kitaba” ve “Okumaya” Dair
Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
Kelimelerimiz, Kavramlarımız ve Zihin Dünyamız Üzerine
“İnsanlığı kurtarma isteği duyan herkes günümüzde öncelikle sözü kurtarmalıdır” der Jasques Ellul “Sözün Düşüşü” kitabında. İmajların istila ettiği çağımızda, sözü ayağa kaldırmak, ona hak ettiği değeri vermek gerekmektedir.
“Serçe Risalesi” Üzerine
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.