‘Ve lâ galibe illallâh’, ‘üstün olan yalnızca Allah’tır’, ‘Allah’tan başka üstün olan yoktur’ ifadesi, tarihten bir süreliğine çekilen bir toplumun, çekilirken mimariye kazınan inancını imlemektedir. Yıpranmış, zayıflamış ama yitmemiş, yitirilmemiş güvenini… El-Hamrâ’nın birçok yerine nakşedilmiş bu ifadeyle Endülüslüler, “artık bu topraklarda var olmayı sürdürmenin kendileri için ne kadar çetin ve belki de imkânsız bir şey olduğunu anlamış olmalıdırlar.”[1]
Sekiz yüz yıllık bir dönemin son iki yüz yılında Endülüs’te, bilhassa Endülüslü Müslümanlara uygulanan Hristiyan Reconquista[2] Avrupa tarihinde yaşanan en acı ve acımasız soykırımlardan biri olarak kayıtlara geçmiştir. Katolikliğin Endülüslü Müslümanlardan beklediği, topraklarını terk etmeleriydi. Kendi doğup büyüdükleri topraklarda kalmayı tercih edenler de yaşadıkları yerleri peyderpey terk etmek zorunda kalacaklardı. Göç edecekleri yer Müslüman bir ülkeyse 10 yaşından küçük çocuklarını bırakarak gideceklerdi. Tüm şartlara rağmen İspanya’da kalmaya razı olanlarsa Hristiyan olmaya zorlanacak, anadilleri olan Arapçayı konuştukları için engizisyonlarca yargılanacak, vaftiz edilecek, evlerinde ibadet edip etmedikleri evin çocuklarından toplanan istihbaratlarla takip edilecekti. Özetle, İspanya’da kalıp yaşayabilmeleri için moriscolardan[3] beklenen, Müslüman olmalarını unutmak, nesillerine unutturmak ve Müslüman olmadıklarını bir şekilde İspanya idaresine ispat etmek olmuştur.
Bu yazının devamı
204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bu mütevazı çalışmanın amacı, 2016 yılından itibaren yeniden çift-kutuplu veya çok-kutuplu hale gelen, “post-truth (hakikat ötesi) çağ” kavramıyla bu gelişmenin 2016 yılı Kasım’ında ilan edildiği, 2020-2022 Koronavirüs Pandemisi süreciyle insan ve toplumların biraz alıştırıldığı ve dijitalleşme ve yapay zekâlaşma ile fizik,
Doğal ya da beşer eliyle oluşmuş felaketler nedeniyle insanların normal yaşamları alt üst olmakta, toplumsal ve bireysel planda temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri organizasyonları ortadan kalkmakta,
Tüm Müslüman toplumlarında, dolayısıyla ve özellikle Türkiye’de oldukça problemli, son derece tuhaf bir süreç yaşanıyor. Gerçi hemen herkesin kolaylıkla
On altıncı yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan bir gerçeklik olarak modernizm, yalnızca kronolojik bir dönem adı değil; aynı zamanda doğanın, toplumun ve insan davranışlarının hesaplanabilir, öngörülebilir ve yönetilebilir bir düzene dönüştürülmesini
Allah’a adamak… Tüm fani olanları O’na adamak… O’nun verdiklerini O’na adamak… Düşüncede, sözde, özde, eylemde adamak… Hep bir adım öne atılarak… Sabır, sebat, istikamet üzere yürüyerek… En değerlileri feda ederek… Kalplerde Allah’ın dışında bir şey bırakmayarak…
Mimarinin Gözü Gözün İmarı
‘Ve lâ galibe illallâh’, ‘üstün olan yalnızca Allah’tır’, ‘Allah’tan başka üstün olan yoktur’ ifadesi, tarihten bir süreliğine çekilen bir toplumun, çekilirken mimariye kazınan inancını imlemektedir. Yıpranmış, zayıflamış ama yitmemiş, yitirilmemiş güvenini… El-Hamrâ’nın birçok yerine nakşedilmiş bu ifadeyle Endülüslüler, “artık bu topraklarda var olmayı sürdürmenin kendileri için ne kadar çetin ve belki de imkânsız bir şey olduğunu anlamış olmalıdırlar.”[1]
Sekiz yüz yıllık bir dönemin son iki yüz yılında Endülüs’te, bilhassa Endülüslü Müslümanlara uygulanan Hristiyan Reconquista[2] Avrupa tarihinde yaşanan en acı ve acımasız soykırımlardan biri olarak kayıtlara geçmiştir. Katolikliğin Endülüslü Müslümanlardan beklediği, topraklarını terk etmeleriydi. Kendi doğup büyüdükleri topraklarda kalmayı tercih edenler de yaşadıkları yerleri peyderpey terk etmek zorunda kalacaklardı. Göç edecekleri yer Müslüman bir ülkeyse 10 yaşından küçük çocuklarını bırakarak gideceklerdi. Tüm şartlara rağmen İspanya’da kalmaya razı olanlarsa Hristiyan olmaya zorlanacak, anadilleri olan Arapçayı konuştukları için engizisyonlarca yargılanacak, vaftiz edilecek, evlerinde ibadet edip etmedikleri evin çocuklarından toplanan istihbaratlarla takip edilecekti. Özetle, İspanya’da kalıp yaşayabilmeleri için moriscolardan[3] beklenen, Müslüman olmalarını unutmak, nesillerine unutturmak ve Müslüman olmadıklarını bir şekilde İspanya idaresine ispat etmek olmuştur.
Bu yazının devamı 204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Post-Neoliberalizmin Dijitalleşme ve Yapay Zekâlaşma Bağlamında Dindarlığa Etkisi
Bu mütevazı çalışmanın amacı, 2016 yılından itibaren yeniden çift-kutuplu veya çok-kutuplu hale gelen, “post-truth (hakikat ötesi) çağ” kavramıyla bu gelişmenin 2016 yılı Kasım’ında ilan edildiği, 2020-2022 Koronavirüs Pandemisi süreciyle insan ve toplumların biraz alıştırıldığı ve dijitalleşme ve yapay zekâlaşma ile fizik,
İnsani Yardım Stratejisinin ve İnfak Fıkhının Üretilmesi Neden Gereklidir
Doğal ya da beşer eliyle oluşmuş felaketler nedeniyle insanların normal yaşamları alt üst olmakta, toplumsal ve bireysel planda temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri organizasyonları ortadan kalkmakta,
“Dosdoğru Yol”un Sapakları ve Gidişatı Dosdoğru Kılmak Üzerine
Tüm Müslüman toplumlarında, dolayısıyla ve özellikle Türkiye’de oldukça problemli, son derece tuhaf bir süreç yaşanıyor. Gerçi hemen herkesin kolaylıkla
Modernliğin Hukuki Mimarisi: Rasyonalite, Devlet ve Normatif Merkezileşme
On altıncı yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan bir gerçeklik olarak modernizm, yalnızca kronolojik bir dönem adı değil; aynı zamanda doğanın, toplumun ve insan davranışlarının hesaplanabilir, öngörülebilir ve yönetilebilir bir düzene dönüştürülmesini
Adayış ve Adanış
Allah’a adamak… Tüm fani olanları O’na adamak… O’nun verdiklerini O’na adamak… Düşüncede, sözde, özde, eylemde adamak… Hep bir adım öne atılarak… Sabır, sebat, istikamet üzere yürüyerek… En değerlileri feda ederek… Kalplerde Allah’ın dışında bir şey bırakmayarak…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.