Özet: “İslâm insanlığa ne vâdediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakîkat sarkacında incelenmiş, soruna İslâm’ın temel kaynakları ekseninde cevaplar aranmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde,* kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, beyan öncesinde durum tespitine dair mülâhaza yer almıştı. Yazının bu bölümünde ise ‘insan’ ve ‘tasavvur’ konusu ele alınmıştır. Makalede, İslâm’da insan anlayışı ve tasavvur inşâsı, ‘İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri’ üst başlığı ekseninde ehem mühim makamında incelenmiştir.
İnsanın emaneti yüklenmesi yeryüzünün îmarı ve ıslâhı içindi. Emanete sadakatten uzaklaşan insanın tahrif ve tahribi kaçınılmaz oldu. İnsanın tekrarla fıtratına rücû etme lüzumu, iktidarın bilgelikle derinleşme zarûreti, bu riskin devam ediyor olmasındandır. İyi ile kötünün tabiatı, varlığı var edenin biçtiği kıymetle bilinebilir ancak. İslâm, zaman-mekân aşkın mesajlar/çözümler önermekle yaşamı her dem inşâ etme potansiyeline sahiptir. İslâm’ın insanlığa vâdettikleri bu eksende değerlendirilmelidir.
Bu yazının devamı
208. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bir telaş, bir yarış, bir hırs, bir kovalamaca… İyi de bu gidiş nereye? Nereye çıkar bu yol? Yolcu neden gittiği yolun doğruluğunu, yanlışlığını düşünmez? Bir geri dönüş olmayacak mı yol yanlış ise? Bir an önce pişman olup doğruya yönelmek sonradan yaşanacak
Büyüme, zenginleşme, başkalarını tahakküm altına alma hırsı yüzünden ahlâki ilkelerden her geçen gün biraz daha uzaklaşan dünyamızın yeni ve daha da büyük sorunlarla karşı karşıya gelebileceği nedense göz ardı edilmekte.
Büyük ölçüde kilise imanına reddiye ile başlayan daha sonra eleştirilerini topyekûn kutsala yönelten Sekülarizm, süreç içerisinde iddialarının arkasında durmamış, kendi kutsallarını ardı ardına üretmeye başlamıştır. Bu durum, Sekülarizmin çelişkilerindendir.
Hayatta bir gayesi olan, bir amaç veya dâvâ uğruna mücadele veren her insan, ‘değişim’ meselesiyle yüzleşmek durumundadır. Çünkü bir gaye sahibi olmak, henüz elinizde olmayan, size ait olmayan bir şeye ulaşmak için çaba göstermeniz gerektiği anlamına gelir. Bunun için ise, bir şeylerin ‘değişmesi’ gerekir ve bu da bir ‘cehd’e ihtiyaç duyar. Mücadele ve sabır olmaksızın, …
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri – İnsan ve Tasavvur Üzerine – II
Özet: “İslâm insanlığa ne vâdediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakîkat sarkacında incelenmiş, soruna İslâm’ın temel kaynakları ekseninde cevaplar aranmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde,* kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, beyan öncesinde durum tespitine dair mülâhaza yer almıştı. Yazının bu bölümünde ise ‘insan’ ve ‘tasavvur’ konusu ele alınmıştır. Makalede, İslâm’da insan anlayışı ve tasavvur inşâsı, ‘İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri’ üst başlığı ekseninde ehem mühim makamında incelenmiştir.
Anahtar Kavramlar: İslâm, varlık, insan, tasavvur.
Giriş
İnsanın emaneti yüklenmesi yeryüzünün îmarı ve ıslâhı içindi. Emanete sadakatten uzaklaşan insanın tahrif ve tahribi kaçınılmaz oldu. İnsanın tekrarla fıtratına rücû etme lüzumu, iktidarın bilgelikle derinleşme zarûreti, bu riskin devam ediyor olmasındandır. İyi ile kötünün tabiatı, varlığı var edenin biçtiği kıymetle bilinebilir ancak. İslâm, zaman-mekân aşkın mesajlar/çözümler önermekle yaşamı her dem inşâ etme potansiyeline sahiptir. İslâm’ın insanlığa vâdettikleri bu eksende değerlendirilmelidir.
Bu yazının devamı 208. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Her Tövbe Yeni Bir Umuttur
Bir telaş, bir yarış, bir hırs, bir kovalamaca… İyi de bu gidiş nereye? Nereye çıkar bu yol? Yolcu neden gittiği yolun doğruluğunu, yanlışlığını düşünmez? Bir geri dönüş olmayacak mı yol yanlış ise? Bir an önce pişman olup doğruya yönelmek sonradan yaşanacak
Modernitenin Ahlâk Sorunu
Büyüme, zenginleşme, başkalarını tahakküm altına alma hırsı yüzünden ahlâki ilkelerden her geçen gün biraz daha uzaklaşan dünyamızın yeni ve daha da büyük sorunlarla karşı karşıya gelebileceği nedense göz ardı edilmekte.
Modern Mitoslar Ya Da Çağdaş Hurafeler
Büyük ölçüde kilise imanına reddiye ile başlayan daha sonra eleştirilerini topyekûn kutsala yönelten Sekülarizm, süreç içerisinde iddialarının arkasında durmamış, kendi kutsallarını ardı ardına üretmeye başlamıştır. Bu durum, Sekülarizmin çelişkilerindendir.
‘Şartlar’ Neyi Belirler
Hayatta bir gayesi olan, bir amaç veya dâvâ uğruna mücadele veren her insan, ‘değişim’ meselesiyle yüzleşmek durumundadır. Çünkü bir gaye sahibi olmak, henüz elinizde olmayan, size ait olmayan bir şeye ulaşmak için çaba göstermeniz gerektiği anlamına gelir. Bunun için ise, bir şeylerin ‘değişmesi’ gerekir ve bu da bir ‘cehd’e ihtiyaç duyar. Mücadele ve sabır olmaksızın, …
Felsefe Tarihinin Zakkum Ağacı: Öjenizm
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.