“Bilir misin nedir o sarp yokuş? Bir kişiyi daha zincirlerinden kurtarmaktır. Veya açlık gününde muhtaçları doyurmaktır. Mesela yakın olan bir yetimi, ya da evsiz, barksız, yurtsuz, yuvasız bir düşkünü… Daha sonra iman edenlerden olmak ve birbirine hakkı ve merhameti tavsiye etmektir”. Beled/12-17
Bir nefes, bir nefes daha diyorum… Bir nefes daha istiyorum Allah’ım! Şu uçlarını birbirine bağlasam da yetişemediğim zamana… Bir türlü tutunmayı beceremediğim sağlam dala tutunacak nefes ver Allah’ım…
Dünya hayatının kaçınılmaz bir gerçeği zorluklar ve bu zorluklar karşısında kişinin mücadelesi… Bu yaşanılan zorluk ve sıkıntılar kişiye artı değer ve tecrübe kazandırır. Üzüntüler, acılar, kaygılar, kayıplar… Elde edemedikleri, elde ettiklerinin avuçlarından akıp gitmesi; kimi zaman insanın elde ettiklerinden daha çok şey kazandırır.
Dünya hayatı sadece bizim dediğimiz, bana ait dediğimiz bir alan değildir. Birlikte ve toplu yaşadığımız bir alandır. Pencerenizi bir açarsınız; savaşlar, gözyaşlarına şahit olursunuz.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan aciz yaratılmıştır. Yardıma muhtaç olarak yaratılmıştır. Birbirinin ihtiyacını görerek, birbirinin eksiğini tamamlayarak, yardımlaşarak hayatlarını devam ettirirler insanlar. Yardıma ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan yalnız Allah’tır. Herkes, her şey O’na muhtaç. O, “samed”dir, “Ğani”dir. Yaratan O. Rızk veren, yaşatan, öldüren, dirilten O. Dünyaya gözümüzü açar açmaz bizi ilk selamlayan fiil “yardım” oluyor. Doktorun, ebenin yardımı… …
İnsan her daim yolcudur. Yavrucuğum, adımlarına dikkat et. Güdülerinin seni yönetmesine izin vermemek için dik tut bilincini ve bedenini. Aksi hâlde yolcu olduğunu unutur ve bilincini kaybedersin. Yolda olmak, sınanmaktır. Ve günahların çoğu imtihan sırasında düşülen çukurlardadır. Tehlikeyi sezemeyecek kadar bilincini kaybedip çıkmaz sokaklara saparsan zincirleme kazalara kurban gidersin.
Varlık gayemizin dışında yaşamak; iğne ile kesmeye, makas ile dikmeye çalışmak gibi. Bu nedenle, sorunun nedeni, sancının merkezi dile getirilirken konu burada kilitleniyor. Derdin devası, sorunun cevabı, problemlerin çözümü belli. Hükmün sahibi ne diyorsa o…
Ev zihnimizin odalarından oluşur. Hayallerimiz, düşlerimiz rahatlıkla dağılabilir etrafa. Hep bilinmedik bir elin tokmağı kaldırma ihtimali çalar kapının öte yanında. Sırdır ev. Dünya dışardan seslenir çoğu zaman. Dünyayı dış-kapı edebilmenin sürekli öğüdünü evde duyarız. Dünya bize saldırır çünkü. Kendi içimizde bir yabancılaşma başlatır. Gündelik işlerin arasında sıradanlaşan hayat ve ölüm, yolları itibarsızlaştıran şehir, karşıdan karşıya …
Sarp Yokuşu Aşabilmek
“Bilir misin nedir o sarp yokuş? Bir kişiyi daha zincirlerinden kurtarmaktır. Veya açlık gününde muhtaçları doyurmaktır. Mesela yakın olan bir yetimi, ya da evsiz, barksız, yurtsuz, yuvasız bir düşkünü… Daha sonra iman edenlerden olmak ve birbirine hakkı ve merhameti tavsiye etmektir”. Beled/12-17
Bir nefes, bir nefes daha diyorum… Bir nefes daha istiyorum Allah’ım! Şu uçlarını birbirine bağlasam da yetişemediğim zamana… Bir türlü tutunmayı beceremediğim sağlam dala tutunacak nefes ver Allah’ım…
Dünya hayatının kaçınılmaz bir gerçeği zorluklar ve bu zorluklar karşısında kişinin mücadelesi… Bu yaşanılan zorluk ve sıkıntılar kişiye artı değer ve tecrübe kazandırır. Üzüntüler, acılar, kaygılar, kayıplar… Elde edemedikleri, elde ettiklerinin avuçlarından akıp gitmesi; kimi zaman insanın elde ettiklerinden daha çok şey kazandırır.
Dünya hayatı sadece bizim dediğimiz, bana ait dediğimiz bir alan değildir. Birlikte ve toplu yaşadığımız bir alandır. Pencerenizi bir açarsınız; savaşlar, gözyaşlarına şahit olursunuz.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Yardım
İnsan aciz yaratılmıştır. Yardıma muhtaç olarak yaratılmıştır. Birbirinin ihtiyacını görerek, birbirinin eksiğini tamamlayarak, yardımlaşarak hayatlarını devam ettirirler insanlar. Yardıma ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan yalnız Allah’tır. Herkes, her şey O’na muhtaç. O, “samed”dir, “Ğani”dir. Yaratan O. Rızk veren, yaşatan, öldüren, dirilten O. Dünyaya gözümüzü açar açmaz bizi ilk selamlayan fiil “yardım” oluyor. Doktorun, ebenin yardımı… …
Tevbe Hayat Yolunun Neresindedir?
İnsan her daim yolcudur. Yavrucuğum, adımlarına dikkat et. Güdülerinin seni yönetmesine izin vermemek için dik tut bilincini ve bedenini. Aksi hâlde yolcu olduğunu unutur ve bilincini kaybedersin. Yolda olmak, sınanmaktır. Ve günahların çoğu imtihan sırasında düşülen çukurlardadır. Tehlikeyi sezemeyecek kadar bilincini kaybedip çıkmaz sokaklara saparsan zincirleme kazalara kurban gidersin.
Mektup XII
Varlık gayemizin dışında yaşamak; iğne ile kesmeye, makas ile dikmeye çalışmak gibi. Bu nedenle, sorunun nedeni, sancının merkezi dile getirilirken konu burada kilitleniyor. Derdin devası, sorunun cevabı, problemlerin çözümü belli. Hükmün sahibi ne diyorsa o…
Ev Dünyadaki Köşemizdir
Ev zihnimizin odalarından oluşur. Hayallerimiz, düşlerimiz rahatlıkla dağılabilir etrafa. Hep bilinmedik bir elin tokmağı kaldırma ihtimali çalar kapının öte yanında. Sırdır ev. Dünya dışardan seslenir çoğu zaman. Dünyayı dış-kapı edebilmenin sürekli öğüdünü evde duyarız. Dünya bize saldırır çünkü. Kendi içimizde bir yabancılaşma başlatır. Gündelik işlerin arasında sıradanlaşan hayat ve ölüm, yolları itibarsızlaştıran şehir, karşıdan karşıya …
Müslüman Yılmaz!
Sebat, ağlayanı bir gün güldürür.
Sabredip azmeden menzile yürür.
İnsanı öldürmez hapis, işkence;
Öldürürse, ümitsizlik öldürür!
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.