geçer ipliğinden zamanın zorluk denilen katar göğsü yaralayan bir hançer ne ki kuş tüyüdür işte acıtan ağır ağır direnci vardır kolları var sımsıkı tutacak bilekleri tam ışımak üzereyken kılıç boşluğa düşürülür şah-ı merdan kulaklara iliştirilir ferman ferman bütün yollar kısadır dünya bir vakitlik han he! dense çıkılacaktır al! dense alınacak kalır kenarda öylece …
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Cayır cayır yanan ateşe akıttı zehrini. Sanma! Sanma birkaç sayfada bitecek yokluğun, yokluğunu saklayan o iki …
Ben üşüyerek soydum içimden seni
Çıkardım tüm sorgulamalarımı büründüğüm hikâyelerden.
Sıyrıldım koştum bambaşka bir mevsime
Bulanık zihinler arkamda birikti hep
Dağ oldular, yol oldular, bir de uçurum.
Siyah Adam ya da Antirasizm
Malcolm X’e
yerler yer değil caddeler cadde
yok her zamanki akış bilindik bakış
biri aptallaşsa alkış üstüne alkış
yaraya tuz basmışlar
pişmiş aşa su katmışlar
ne yapalım insan fani dünya deni
hangi sözü söylesem sarmıyor beni
desinler bir şair geçti değişti hava
çekildi perde yıkıldı sahne
kafamın içindeyim işte
kafamın içi uymaz şiire
yoksul şair mümin
inançlı kararlı yüceltilmiş vasıflar
hep eski alışkanlıklar
küskün kaçkın acılara tamahkâr
affet beni varlığım dilim sözlerim
içim içime sığmaz kalem yansıtmaz
ne kadar günahım ne kadar vaktim var
utancım kanar şehadet ayından
takvimlerin iklimi allah’ın yasaları
imanın inişleri çıkışları var
ortalık fena el aman
kanını koklayanların gözleri çakmak çakmak
okumak düşünmek arınmak
ne’ne lazım
bağrışlar çağırışlar içinde kal
bak ırkçılık dahi olmuş helal
delirmenin marifet sayıldığı
bu çağlar dağlar nasıl aşılacak
affet beni kanamayan yaram lekesiz esvap
nasıl olur deme oyunu bozar allah
hesaba gelmez akıl almaz kul bilmez
siyah olur beyaz olur fark etmez
kelebek gibi uçar arı gibi sokar
bir bakarsın kötülük nakavt
zalimler bertaraf
hüznümü diri tutar gururumu okşar
kürsüye yakışır insan ancak bu kadar
sineler sinedir dağlasan yanmaz
kömür karası bir iman
mağlupların duvarlarını süslesin
zalimlerin gözüne parmağını soktuğu an
kürsülerde yaşarsan kürsülerde ölürsün
afrika’nın şiiri sokağın prensi
silinmez hakikat izi
x remizli meşhur yılmaz sözcü
kahramanlığa giriş cesarete davet
selam sana hey siyah adam
İlgili Yazılar
Mavi Kardelenler Borçlusu
Kırsal hakikatler besliyorum, kentler ki samimiyetten küçüktür,
Köylerdeki inancı kuşanıp da geldim, şehirler ki ağır bir yüktür.
Bildiklerim, çıktığım yolların tarifine yetmiyor,
Bu kara yazı, şu koca ömrün tarihine gitmiyor.
Hayal, zihnin kapısına itinayla vurulmuş alımlı bir rüyadır,
Aşk, uçsuz bucaksız sahradan denizler çıkaran bir deryadır.
Ezgiler mırıldandık, üstelik sevdalar satın aldık,
Gündüzleri güneşe, her gece aya hasret kaldık.
neden neden?
geçer ipliğinden zamanın zorluk denilen katar göğsü yaralayan bir hançer ne ki kuş tüyüdür işte acıtan ağır ağır direnci vardır kolları var sımsıkı tutacak bilekleri tam ışımak üzereyken kılıç boşluğa düşürülür şah-ı merdan kulaklara iliştirilir ferman ferman bütün yollar kısadır dünya bir vakitlik han he! dense çıkılacaktır al! dense alınacak kalır kenarda öylece …
mafima’ya mektuplar
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Cayır cayır yanan ateşe akıttı zehrini. Sanma! Sanma birkaç sayfada bitecek yokluğun, yokluğunu saklayan o iki …
Kudüs Bakışlı Çocuğa Minnetle
Ey çağın ebabili,
Kudüs gülüşlü çocuk
Öğrettiğin onca şey için
Sana minnettarız
Dönüşüm
Ben üşüyerek soydum içimden seni
Çıkardım tüm sorgulamalarımı büründüğüm hikâyelerden.
Sıyrıldım koştum bambaşka bir mevsime
Bulanık zihinler arkamda birikti hep
Dağ oldular, yol oldular, bir de uçurum.