Yüzündeki öfkeyi kim görmüş başka bir yüzde?
Başka yüzlerin öfkesi, anlata anlata bitirilemeyecek borçlar çıkarır.
Küsmüş suratlar dökülür insanların öfkelerinden.
Haklı ile haksız birbirine girer.
Alacaklı çıkarır bizim alışık olduğumuz öfkeler.
Hiçbir yüzde göremediğimiz bu öfke hâlbuki,
Kaşını malayani görünceye çatan pirifânininki sanki.
Temiz yüzlü, pak.
Bozuk iklimlere dayadım sırtımı Masmavi bozkırın serin akşamlarına sığındım Dünyanın en gülünç hallerinde Gençliğimin beyazlamış uğultusu Bir durmuş zaman. Nazar değmiş ve eskimiş, çevresi süslü Karşımda ışıyan yemyeşil gözlere. Zaman, Kalbimin zambakları besleyen güneşinde İlgisiz yüzlerde okunan derin çizgilerdesin. Bak sensiz nice soğuk yıl geçti, Bana gün hep dün, yine dündü İçimde büyüyen el değmemiş …
Siyah Adam ya da Antirasizm
Malcolm X’e
yerler yer değil caddeler cadde
yok her zamanki akış bilindik bakış
biri aptallaşsa alkış üstüne alkış
yaraya tuz basmışlar
pişmiş aşa su katmışlar
ne yapalım insan fani dünya deni
hangi sözü söylesem sarmıyor beni
desinler bir şair geçti değişti hava
çekildi perde yıkıldı sahne
kafamın içindeyim işte
kafamın içi uymaz şiire
yoksul şair mümin
inançlı kararlı yüceltilmiş vasıflar
hep eski alışkanlıklar
küskün kaçkın acılara tamahkâr
affet beni varlığım dilim sözlerim
içim içime sığmaz kalem yansıtmaz
ne kadar günahım ne kadar vaktim var
utancım kanar şehadet ayından
takvimlerin iklimi allah’ın yasaları
imanın inişleri çıkışları var
ortalık fena el aman
kanını koklayanların gözleri çakmak çakmak
okumak düşünmek arınmak
ne’ne lazım
bağrışlar çağırışlar içinde kal
bak ırkçılık dahi olmuş helal
delirmenin marifet sayıldığı
bu çağlar dağlar nasıl aşılacak
affet beni kanamayan yaram lekesiz esvap
nasıl olur deme oyunu bozar allah
hesaba gelmez akıl almaz kul bilmez
siyah olur beyaz olur fark etmez
kelebek gibi uçar arı gibi sokar
bir bakarsın kötülük nakavt
zalimler bertaraf
hüznümü diri tutar gururumu okşar
kürsüye yakışır insan ancak bu kadar
sineler sinedir dağlasan yanmaz
kömür karası bir iman
mağlupların duvarlarını süslesin
zalimlerin gözüne parmağını soktuğu an
kürsülerde yaşarsan kürsülerde ölürsün
afrika’nın şiiri sokağın prensi
silinmez hakikat izi
x remizli meşhur yılmaz sözcü
kahramanlığa giriş cesarete davet
selam sana hey siyah adam
İlgili Yazılar
Şiir / Adaletin Amentüsü
Haykırıyor âdem evladı, dillerde adaletin amentüsü,
Dualarla örülüdür yeryüzündeki masumiyetin örtüsü.
Kurmadığımız cümlelerden imtihan ediliyoruz,
Kurulan türlü tezgâhların ağırlığında eziliyoruz.
Bu dönen devrandır, şu hayat seyrandır der misin?
Ziyan olan her yaşantın için tövbe eder misin?
Gün geliyor ve bizler yek sıra halinde diziliyoruz,
Gidilen iki yolun sonunda tek sonuca seçiliyoruz.
Değişmez kanundur bu, hak daima galip gelecek,
Yetersizlik içinde olanlar yeter demeye devam edecek.
Özgür Ruhların ve Tutsak Bedenlerin Şehri
Jetler, tanklar, silahlar ve kurşunlar
Kuşlardan daha fazla uçuyorlar
Ortadoğuda, bilhassa Gazze’de
Anne sütünden daha fazla, yağmurdan da…
Anons
uyandı adam siyaset
tehlike saçıyor suya sabuna temas
uykuya dalsa rüyalar
gezintiye çıksa kurgular
içeriye girse meşhur
çıksa meçhul
dikkat!
Sinvar’ın Âsası
Yüzündeki öfkeyi kim görmüş başka bir yüzde?
Başka yüzlerin öfkesi, anlata anlata bitirilemeyecek borçlar çıkarır.
Küsmüş suratlar dökülür insanların öfkelerinden.
Haklı ile haksız birbirine girer.
Alacaklı çıkarır bizim alışık olduğumuz öfkeler.
Hiçbir yüzde göremediğimiz bu öfke hâlbuki,
Kaşını malayani görünceye çatan pirifânininki sanki.
Temiz yüzlü, pak.
Yaşı zindanlara sığmayan bir öfke.
Bir yakınlık dibimde
Bozuk iklimlere dayadım sırtımı Masmavi bozkırın serin akşamlarına sığındım Dünyanın en gülünç hallerinde Gençliğimin beyazlamış uğultusu Bir durmuş zaman. Nazar değmiş ve eskimiş, çevresi süslü Karşımda ışıyan yemyeşil gözlere. Zaman, Kalbimin zambakları besleyen güneşinde İlgisiz yüzlerde okunan derin çizgilerdesin. Bak sensiz nice soğuk yıl geçti, Bana gün hep dün, yine dündü İçimde büyüyen el değmemiş …