Etiket Arşivi:Sayı 183

  • Sanat ve Sanatımız

    Ruhun doğal eğilimlerinden olan sanat tutkusuna, insanoğluyla yaşıt diyebiliriz. Sanat olgusunun sarmalı içinde insanın eğilimleri, hayalleri, duyguları, tasavvurları, bulunur çünkü. Evrende ve fıtratta varolduğu için sanata müştaktır ama içinin derinliklerinde bulunan sanat gerçeğini somutlaştıramaz her insan. Gönül kafesinde çırpınıp duran sanatsal duygu, ancak sanatçıda kanatlanır. Sanat, soyut kavramsal anlamda ifade edildiğinde, herhangi bir nitelikle özdeşlemek, …

    Daha
  • Bir Düşünür Olarak Seyyid Kutup’a İsmet Özel’in Yaklaşımları

    Son dönemlerde üzerinde araştırmaların ve yeni kitapların yoğunlaştığı konulardan birisi de çağdaş İslâm düşüncesidir. Düşünce hayatımız açısından da önem taşıyan ve gerek üniversite gerekse üniversite dışında sürdürülen çalışmalar, İslam düşüncesinin var olup olmadığından başlayarak, adı ve içeriği konusunda çeşitli tartışmaların sürüp gittiğinin de göstergesidir. (Uyanık, 2005:454–459, Stepaniants, 2005:459–464, Karadaş, 2008)  Hemen belirteyim ki, ben burada …

    Daha
  • Modernitenin Ahlâk Sorunu

    Büyüme, zenginleşme, başkalarını tahakküm altına alma hırsı yüzünden ahlâki ilkelerden her geçen gün biraz daha uzaklaşan dünyamızın yeni ve daha da büyük sorunlarla karşı karşıya gelebileceği nedense göz ardı edilmekte. Bir yanda savaşlar, terör, insan ticareti, fuhuş, adam öldürme, yaralama, tehdit, dolandırıcılık, hırsızlık, gasp, on iki yaşa inen uyuşturucu kullanımı… Diğer yanda küresel ısınma, yoksulluk, …

    Daha
  • Sanata Savaş ya da Umutsuz Savaş

    Varsın, “…Sanırım dünyada en umutsuz savaş; ozanlara, sanatçılara, yazarlara karşı sürdürülendir” sözü naklediledursun. Savaşın umutsuz oluşu, sanatçının haklılığından değil tabii. İmkânların, iplerin sanatçının elinde oluşundan. Sanat ve sanatçının, ozan ve yazarın şuurları etkilemeyi, insanları kandırmayı becermesinden bence. Bu kuvvet dengesizliğidir sanatçıya savaşı kazandıran. Haksız galibiyet yani. Sanat hakkında o kadar çok şey söylenmiş ki; insan …

    Daha
  • İslam Toplumu, Kur’an Eğitimli Ve Peygamber Örnekli Bir Toplumdur

    Yüce Allah insanı yaratmış, değer vermiş ve yaratıkların birçoğundan farklı kılmıştır. “Biz, gerçekten insanları değerli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik, yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan üstün yaptık.” (17 İsra/70) Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği kararlardan …

    Daha
  • İlkeler Nasıl Toplumsallaşır

    Bugün Müslümanların önemli sorunlarından birisi, toplumsallaşma alanında yaşanmaktadır. Müslümanlar, birçok gayret göstermelerine, birçok yapı, grup, cemaat vs. kurmalarına rağmen, bir türlü toplumsallaşamamaktadırlar. Hatta devlet dahi kurmakta, ama ‘küresel bir toplum’ olamamaktadırlar. Acaba bunun nedeni nedir? Müslümanlar maddi imkânlarını gereğince seferber mi etmemektedirler yoksa daha başka bir neden mi vardır? Bendeniz burada temel nedenin, Müslümanların maddi …

    Daha
  • Sorgulama Kültürü

    Dr. Abdülkerim Bekkar yazısından tercüme edilmiştir. Kitle iletişim araçlarındaki fikrî tartışmalarımız ve diğer sohbetlerimizi dikkatlice düşünen kişi, içinde bulunduğumuz kötü durum hakkında bugün sık sık tekrarladığımız şikâyetler ve sunduğumuz çözümlerin, atalarımızın bundan bir asır önce tartıştıklarının aynısı olduğunu görür. Bundan emin olmak istiyorsan, Kevakibi’nin Ummü’l-Kura adlı kitabında tasvir ettiği sözde İslam Konferansı Örgütü toplantılarına bakmanı …

    Daha
  • “Dosdoğru Yol”un Sapakları ve Gidişatı Dosdoğru Kılmak Üzerine

    (Yâ Rabbi!) Ancak sana kulluk eder, ancak senden yardım dileriz. Bizi dosdoğru yola ilet; nimet verdiğin kimselerin yoluna; kendilerine gazap edilmişlerin ve sapmışların yoluna değil. (Fatiha, 1/1-7) Abdullah bin Mes’ud anlatıyor: “Bir gün, Resûlüllah toprağa düz bir çizgi çizdi ve “Bu Allah’ın insanlar için takdir ettiği yoldur” dedi. Sonra bu düz çizginin sağına ve soluna …

    Daha
  • Dreyfüs, Herzl Ve Bizim Çelebiler

    Bu kısa yazımızda istiyorum ki, bizi bugünlere taşıyan tarihi oluşumlar, içlerinde sakladıkları kimliklerle birlikte tıpkı birer zafer armadası gibi gözümüzün önünden birer birer geçsinler ve bizler de onları hayatımızın yaşanmış en gerçek öyküleri olarak seyredelim. Bunu yaparken kendimize karşı koruyucu merhamet duygularımızı bir tarafa koyalım ve herhangi bir ahlâkî sapma göstermeden ve izzet-i nefis meselesi …

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.