Etiket Arşivi:Sayı 223

  • Sinir Harbinden Ruhsal Huzura

    Biz insanlar, bir arada yaşama iradesi ve sorumluluğuyla yaratılmış varlıklarız. Bu mücadelenin içindeyken birbirimizin arasında eşitliği sağlamak, haklarımızı korumak, tutkularımızı dizginleyip arzularımızı başkalarına zarar vermeden gerçekleştirmek

    Daha
  • Bürokrasinin Görünmez Duvarları: Kafkaesk Adalet ve “Dava”

    İnsan, tarih boyunca düzen kurma arzusuyla hareket etmiş; bu arzunun sonucu olarak da hukuk sistemlerini, kurumları ve bürokrasiyi inşa etmiştir. Ancak bu yapıların doğasında taşıdığı bir risk vardır: Başlangıçta insanı korumak ve toplumsal düzeni sağlamak amacıyla

    Daha
  • İslam Hukuku Bugün Bize Ne Vaat Ediyor?

    Çağdaş İslam düşüncesinin yeniden inşasında en kritik sorun alanlarından biri, norm ile hayat, hüküm ile amaç, nass ile maslahat, sabite ile değişken arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağıdır. Modern dünyada Müslüman toplumlar bir yandan hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal şartlarla yüz yüze gelirken, diğer yandan ahlâki

    Daha
  • Toplumsal Düzeni Sağlayan Hukukumuzun Çıkmazları Üzerine

    “Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.” der, Yasemin Işıktaş. Hukukun tanımlanması noktasında bir mutabakat sağlanamamış olsa da hukukun toplumsal düzeni korumak için var olan bir sistem olduğu gerçeği herkes tarafından kabul edilmektedir. Tarihe baktığımızda hukukun

    Daha
  • İdeal Olan Hukuk İle Vicdani Olanın Örtüşmesidir

    Giderek yaygınlaşan bir serzeniş var: “Suçlunun yanına kâr kalıyor.” Sokakta, özel sohbetlerde, sosyal medyada hemen her gün, “Nasıl olsa iki gün sonra serbest kalır.” sözü dile getirilir. İnsanlar yalnızca dâvaları değil, trafikteki kural ihlallerini, iş cinayetlerini, nefret söylemlerini, çevre

    Daha
  • Hukukun Profesyonelleşmesi ve Yabancılaşma: İbn Haldun’un Devlet Kuramından Bir Okuma

    Bu yazı, İbn Haldun’un umran bilimi (beşerî bilimler/humanities) ve asabiyye kuramı çerçevesinde hukukun profesyonelleşmesi sorununu ele almaktadır.

    Daha
  • Modernliğin Hukuki Mimarisi: Rasyonalite, Devlet ve Normatif Merkezileşme

    On altıncı yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan bir gerçeklik olarak modernizm, yalnızca kronolojik bir dönem adı değil; aynı zamanda doğanın, toplumun ve insan davranışlarının hesaplanabilir, öngörülebilir ve yönetilebilir bir düzene dönüştürülmesini

    Daha
  • Dil ve Aile: Aile İçi İlişkilerde Dilin İşlevi ve Değişimi

    Aile içi ilişkilerde dilin önemini ve değişimini ele almak, gerçekte yalnızca iletişim biçimlerindeki farklılaşmaları incelemek anlamına gelmez; daha derinde, aileyi kuran zihniyet yapısındaki, ilişki mantığındaki ve değer düzenindeki dönüşümü anlamaya yönelmek demektir.

    Daha
  • Hukukun Üstünlüğü Bir Safsatadan mı İbaret?

    Tarih boyunca birbirine muhalif birçok kesim tarafından övülen ve sahip çıkılan bir kavramı tartışmaya açalım; ‘Hukukun üstünlüğü’. Aristo’ya kadar götürebileceğimiz yazınsal tartışmalarda hukukun üstünlüğü söylemi ilginç bir şekilde her kesim tarafından olumlanmış bir kavramdır.

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.