Ve gelecek geldi. Burası fütürizmin son noktası olabilir. Uzak ve imkânsız bir geleceğin yerini, zamansal algının yıkıma uğradığı kopuk ve bağsız “şimdiler yığını” almaktadır. İnsan kalmak, bu asrın en başat sorunu. İnsanlık, binlerce yıllık ilerleme çabasına rağmen; bugün, başladığı yerin de gerisindedir. Modern insan bir zamanlar konfor ve verimlilik vaatleriyle ürettiği araçların bugün içine düşmüş görünmektedir. O, geldiğimiz noktada bedeniyle bir yok-karakterdir. Beden denen meçhul kimlik aşırı-teşhir yoluyla görünmezleşmiştir. Tabiata gelince, o da bakir toprak romantizminin gölgesinde ticarileşmiştir. Modern-insanın antitezi yoktur. Ölümse, yani tüm fanilerin mutlak antitezi, yaşamın dışına itilmiş, bir korku imgesi olarak ötekileştirilmiştir.
Tüketimciliğin karşısına dikilen tüm manifestolar, karşıtını kendi üreten kapitalizmin aynılaştırıcı potasında seri-üretim eritilmektedir. Pastoral veya spiritüel yönelişler de her ne kadar makul gerekçeler taşısalar da, moda-döngüsünün ortasında can çekişmektedir. Neredeyse tüm kaçış güzergâhları ücrete tâbidir. Üstelik ödeme karşılığı elde edilen şey huzurun, tutkunun, inancın ya da doğanın kendisi değil; imitasyonudur. Bu yolda her şey “yarın”a dair ve “yarın” içindir. Geleceğin ölümünü ilan eden bu “yarın” imgesi hem sonu gelmez başlangıçların avuntusu hem de tüm sahte avuntuların çıkmaz sokağıdır. Vaatleriyle her şey olan “yarın”, öte yandan tüketilmişliğin evidir. Modern asırda yaşam, önce müphem “şimdi”lerde; şu sıralar ise tüm zamanı gasp eden “yarın”larda harcanmaktadır.
Bu yazının devamı
204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bir zamanlar sadece Web vardı… Bilgi temeli üzerine kurulan yapısının sınırları zorlanana kadar “insan bilişimi”, kısmen tedirgin edici de olsa genellikle iyimser yaklaşımlara ev sahipliği yapan geniş bir alandı. 2000/2001 yılında internet ekonomisi adı verilen balonun
Klasik insanın bilincinden ve hayatından kovalamak yerine beklediği ölüm, modern insanda kovalanası tedirgin edici bir düzlem olmuştur. Ölümden korkmak yerine onu hafife veya alaya alarak ölüme yaklaşmaktadır. Ölümü “hakiki haysiyet” olarak gören Adorno, ölümün çağdaş insan bilincinden kovulma nedenini; insanın öteki dünyaya olan umudunun kesilmesi ve şimdi ve burada olanın umutsuz sefaleti olarak açıklanmasıdır.
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Protest dinî müzik söyleminin hâkim teması olan zulümdür ve zulme karşı önerilen şey, kıyam ve cihattır. Şüphesiz zaman zaman sabırdan da bahsedilir ancak bu, kıyam ve cihat esnasında karşılaşılan acı ve işkencelere karşı sabretmek demektir. “Hayat iman ve cihat, alnımızın yazısı” denilerek cihada mahkûmiyet anlatılır.
Örneğimiz Resûlullah’ın tek görevi tebliğdir. Tebliğin farklı boyutları bulunmaktadır. Tebliğ sadece sözlü bir propaganda ya da söylev değildir. Tebliğ, mesajı iletmek, mesajın yaşanılabilirliğini göstermek ve örnek olmayı, mesajı yine mesajla açıklamayı da beraberinde getirir:
Vaatlerin Ötesinde: Teşhir Nesnesi Olarak Bilim Kurgusal Bedenler
Sözün Başı: Fütürizmin Sonu
Ve gelecek geldi. Burası fütürizmin son noktası olabilir. Uzak ve imkânsız bir geleceğin yerini, zamansal algının yıkıma uğradığı kopuk ve bağsız “şimdiler yığını” almaktadır. İnsan kalmak, bu asrın en başat sorunu. İnsanlık, binlerce yıllık ilerleme çabasına rağmen; bugün, başladığı yerin de gerisindedir. Modern insan bir zamanlar konfor ve verimlilik vaatleriyle ürettiği araçların bugün içine düşmüş görünmektedir. O, geldiğimiz noktada bedeniyle bir yok-karakterdir. Beden denen meçhul kimlik aşırı-teşhir yoluyla görünmezleşmiştir. Tabiata gelince, o da bakir toprak romantizminin gölgesinde ticarileşmiştir. Modern-insanın antitezi yoktur. Ölümse, yani tüm fanilerin mutlak antitezi, yaşamın dışına itilmiş, bir korku imgesi olarak ötekileştirilmiştir.
Tüketimciliğin karşısına dikilen tüm manifestolar, karşıtını kendi üreten kapitalizmin aynılaştırıcı potasında seri-üretim eritilmektedir. Pastoral veya spiritüel yönelişler de her ne kadar makul gerekçeler taşısalar da, moda-döngüsünün ortasında can çekişmektedir. Neredeyse tüm kaçış güzergâhları ücrete tâbidir. Üstelik ödeme karşılığı elde edilen şey huzurun, tutkunun, inancın ya da doğanın kendisi değil; imitasyonudur. Bu yolda her şey “yarın”a dair ve “yarın” içindir. Geleceğin ölümünü ilan eden bu “yarın” imgesi hem sonu gelmez başlangıçların avuntusu hem de tüm sahte avuntuların çıkmaz sokağıdır. Vaatleriyle her şey olan “yarın”, öte yandan tüketilmişliğin evidir. Modern asırda yaşam, önce müphem “şimdi”lerde; şu sıralar ise tüm zamanı gasp eden “yarın”larda harcanmaktadır.
Bu yazının devamı 204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Sanrı Ve Zaaf Sarmalında E-İnsan
Bir zamanlar sadece Web vardı… Bilgi temeli üzerine kurulan yapısının sınırları zorlanana kadar “insan bilişimi”, kısmen tedirgin edici de olsa genellikle iyimser yaklaşımlara ev sahipliği yapan geniş bir alandı. 2000/2001 yılında internet ekonomisi adı verilen balonun
Baudrillard ve Bir Meydan Okuma Olarak Ölümün Unutulması
Klasik insanın bilincinden ve hayatından kovalamak yerine beklediği ölüm, modern insanda kovalanası tedirgin edici bir düzlem olmuştur. Ölümden korkmak yerine onu hafife veya alaya alarak ölüme yaklaşmaktadır. Ölümü “hakiki haysiyet” olarak gören Adorno, ölümün çağdaş insan bilincinden kovulma nedenini; insanın öteki dünyaya olan umudunun kesilmesi ve şimdi ve burada olanın umutsuz sefaleti olarak açıklanmasıdır.
Sağlığın Manipülasyonu: İyileşmeye Çalışmak Nasıl Kötüleştirir?
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Protest Dinî Müzikte Kıyam ve Cihat Temaları
Protest dinî müzik söyleminin hâkim teması olan zulümdür ve zulme karşı önerilen şey, kıyam ve cihattır. Şüphesiz zaman zaman sabırdan da bahsedilir ancak bu, kıyam ve cihat esnasında karşılaşılan acı ve işkencelere karşı sabretmek demektir. “Hayat iman ve cihat, alnımızın yazısı” denilerek cihada mahkûmiyet anlatılır.
Kur’an’daki Resulullah Ve Sünnet-Hadis-Rivayet Kavramları
Örneğimiz Resûlullah’ın tek görevi tebliğdir. Tebliğin farklı boyutları bulunmaktadır. Tebliğ sadece sözlü bir propaganda ya da söylev değildir. Tebliğ, mesajı iletmek, mesajın yaşanılabilirliğini göstermek ve örnek olmayı, mesajı yine mesajla açıklamayı da beraberinde getirir:
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.