Çocuk edebiyatı, modern zamanlara ilişkin bir adlandırma. Birçok şeyin asıl olandan ayrışıp genişlediği ve giderek bağımsızlaştığı gibi çocuk edebiyatı da zamanla bağımsız bir hüviyet kazanmıştır. Şüphesiz, kavramın temel bileşenlerinden olan çocuk ve edebiyat, insanlık tarihi kadar eskidir. Hayatın içerisinde insan tekinin kadın ve erkek olarak büyük görünümü içinde çocukların da yeri tartışmasızdır. Öte yandan edebiyatın hayata koşut olan önemi de ortadadır. Burada, modern zamanlar kategorisini tamamen kötülemek veya doğrulamak düşüncesinden uzak olarak; yaşanan değişime odaklanmak gerekir. Çünkü çocuk edebiyatında bilimsel gelişmelerle çocuğun ön plana çıkması, ilgi ve ihtiyaçlarının dikkate alınması gibi iyileştirici saikler etkili olmuştur. Bu açıdan çocuk edebiyatına kavramsal anlamda ilişkisel bir mantıkla bakılmalı ve ona temel teşkil eden ile onu özelleştiren hususlar bir arada düşünülmelidir. Nitekim, kavram; çocukluk ve edebiyat temelinde estetik, kültürel, pedagojik ve eğitsel boyutlara sahiptir. Geçmişte daha çok dini ve ahlaki öğretilerle tezahür eden çocuklara yönelik yazma eylemi, günümüzde çocuk psikolojisine odaklanmış, pedagojik ve estetik unsurlar önem kazanmaya başlamıştır. Aslında bir diğerine değişilmeyecek kadar önemli olan bu bileşenlerin hepsini bir arada düşünmek çocuk edebiyatında hayati plandadır.
; “adalete yönelmek”, “toplumsal yaşam” ve “toplumsal düzen” olmak üzere hukukun üç fonksiyonu ön plana alınmıştır. Burayı biraz açacak olursak; hukuk, adalete yönelmek gibi bir temenni ile inşâ edilmeye çalışılmıştır. Dünya ölçeğindeki her devlet hukukunu adalete yönelme temelinde tanımlamaya ve oluşturmaya çalıştığını iddia etmiştir. Stalin’in Rusya’sı da, Hitler’in Almanya’sı da hukuku adalete yönelen bir olgu olarak tanımlamıştır. Sonuç olarak bakıldığında, yapılan eylemler bu söylemin sadece sözde kaldığını göstermektedir.
Kavramsal kökenini 5. yüzyılda Hristiyanlığın Roma/Pagan inancından farklı olduğunu ifade etmek ve Roma/Pagan inancı ile zamanla birleşen, temas eden, iç içe geçen kavramları, kurumları, anlamları koparmak anlamında kullanılan,
‘Hakkı bâtıl ile örtmek’, özü itibariyle inkârcıların hak ile bâtılı birbirine karıştırıp hakkı gizleme cürmüne dayanmaktadır. Müfsitler imana dâvet edilirken, Müslümanlarla birlikte namaz kılıp zekâtı vermeleri yani Allah’ın hükmüne boyun eğmeleri istenmektedir. İlgili âyette, pek çok dinî hükümler arasından özellikle namaz ve zekâtın zikredilmesi/emredilmesi, son derece önemlidir.
Ve gelecek geldi. Burası fütürizmin son noktası olabilir. Uzak ve imkânsız bir geleceğin yerini, zamansal algının yıkıma uğradığı kopuk ve bağsız “şimdiler yığını” almaktadır. İnsan kalmak, bu asrın en başat sorunu. İnsanlık, binlerce yıllık ilerleme çabasına rağmen; bugün, başladığı yerin de gerisindedir. Modern insan bir zamanlar konfor ve verimlilik vaatleriyle ürettiği araçların bugün içine düşmüş görünmektedir. O, geldiğimiz noktada bedeniyle bir yok-karakterdir.
İnsanın erken yaşlardan itibaren yardım etme davranışını sergilediği gözlemlenmiştir. İnsanlardaki yardım
etme davranışı, insan davranışlarını inceleyen bilim dalı olan psikolojiyi “neden” sorusunu sormaya itmiştir.
Çocuk Kitapları Çocukların mı?
Çocuk edebiyatı, modern zamanlara ilişkin bir adlandırma. Birçok şeyin asıl olandan ayrışıp genişlediği ve giderek bağımsızlaştığı gibi çocuk edebiyatı da zamanla bağımsız bir hüviyet kazanmıştır. Şüphesiz, kavramın temel bileşenlerinden olan çocuk ve edebiyat, insanlık tarihi kadar eskidir. Hayatın içerisinde insan tekinin kadın ve erkek olarak büyük görünümü içinde çocukların da yeri tartışmasızdır. Öte yandan edebiyatın hayata koşut olan önemi de ortadadır. Burada, modern zamanlar kategorisini tamamen kötülemek veya doğrulamak düşüncesinden uzak olarak; yaşanan değişime odaklanmak gerekir. Çünkü çocuk edebiyatında bilimsel gelişmelerle çocuğun ön plana çıkması, ilgi ve ihtiyaçlarının dikkate alınması gibi iyileştirici saikler etkili olmuştur. Bu açıdan çocuk edebiyatına kavramsal anlamda ilişkisel bir mantıkla bakılmalı ve ona temel teşkil eden ile onu özelleştiren hususlar bir arada düşünülmelidir. Nitekim, kavram; çocukluk ve edebiyat temelinde estetik, kültürel, pedagojik ve eğitsel boyutlara sahiptir. Geçmişte daha çok dini ve ahlaki öğretilerle tezahür eden çocuklara yönelik yazma eylemi, günümüzde çocuk psikolojisine odaklanmış, pedagojik ve estetik unsurlar önem kazanmaya başlamıştır. Aslında bir diğerine değişilmeyecek kadar önemli olan bu bileşenlerin hepsini bir arada düşünmek çocuk edebiyatında hayati plandadır.
Bu yazının devamı 198. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
198. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Hukukta Eleştirel Düşünmenin Yeri
; “adalete yönelmek”, “toplumsal yaşam” ve “toplumsal düzen” olmak üzere hukukun üç fonksiyonu ön plana alınmıştır. Burayı biraz açacak olursak; hukuk, adalete yönelmek gibi bir temenni ile inşâ edilmeye çalışılmıştır. Dünya ölçeğindeki her devlet hukukunu adalete yönelme temelinde tanımlamaya ve oluşturmaya çalıştığını iddia etmiştir. Stalin’in Rusya’sı da, Hitler’in Almanya’sı da hukuku adalete yönelen bir olgu olarak tanımlamıştır. Sonuç olarak bakıldığında, yapılan eylemler bu söylemin sadece sözde kaldığını göstermektedir.
Modernizme İtirazdan Hakikatin Yıkılışına Post-modernizm
Kavramsal kökenini 5. yüzyılda Hristiyanlığın Roma/Pagan inancından farklı olduğunu ifade etmek ve Roma/Pagan inancı ile zamanla birleşen, temas eden, iç içe geçen kavramları, kurumları, anlamları koparmak anlamında kullanılan,
Hakkı Bâtıl ile Örtmek
‘Hakkı bâtıl ile örtmek’, özü itibariyle inkârcıların hak ile bâtılı birbirine karıştırıp hakkı gizleme cürmüne dayanmaktadır. Müfsitler imana dâvet edilirken, Müslümanlarla birlikte namaz kılıp zekâtı vermeleri yani Allah’ın hükmüne boyun eğmeleri istenmektedir. İlgili âyette, pek çok dinî hükümler arasından özellikle namaz ve zekâtın zikredilmesi/emredilmesi, son derece önemlidir.
Vaatlerin Ötesinde: Teşhir Nesnesi Olarak Bilim Kurgusal Bedenler
Ve gelecek geldi. Burası fütürizmin son noktası olabilir. Uzak ve imkânsız bir geleceğin yerini, zamansal algının yıkıma uğradığı kopuk ve bağsız “şimdiler yığını” almaktadır. İnsan kalmak, bu asrın en başat sorunu. İnsanlık, binlerce yıllık ilerleme çabasına rağmen; bugün, başladığı yerin de gerisindedir. Modern insan bir zamanlar konfor ve verimlilik vaatleriyle ürettiği araçların bugün içine düşmüş görünmektedir. O, geldiğimiz noktada bedeniyle bir yok-karakterdir.
Neden Yardım Ederiz
İnsanın erken yaşlardan itibaren yardım etme davranışını sergilediği gözlemlenmiştir. İnsanlardaki yardım
etme davranışı, insan davranışlarını inceleyen bilim dalı olan psikolojiyi “neden” sorusunu sormaya itmiştir.
Alışverişe devam et