Çocuk edebiyatı, modern zamanlara ilişkin bir adlandırma. Birçok şeyin asıl olandan ayrışıp genişlediği ve giderek bağımsızlaştığı gibi çocuk edebiyatı da zamanla bağımsız bir hüviyet kazanmıştır. Şüphesiz, kavramın temel bileşenlerinden olan çocuk ve edebiyat, insanlık tarihi kadar eskidir. Hayatın içerisinde insan tekinin kadın ve erkek olarak büyük görünümü içinde çocukların da yeri tartışmasızdır. Öte yandan edebiyatın hayata koşut olan önemi de ortadadır. Burada, modern zamanlar kategorisini tamamen kötülemek veya doğrulamak düşüncesinden uzak olarak; yaşanan değişime odaklanmak gerekir. Çünkü çocuk edebiyatında bilimsel gelişmelerle çocuğun ön plana çıkması, ilgi ve ihtiyaçlarının dikkate alınması gibi iyileştirici saikler etkili olmuştur. Bu açıdan çocuk edebiyatına kavramsal anlamda ilişkisel bir mantıkla bakılmalı ve ona temel teşkil eden ile onu özelleştiren hususlar bir arada düşünülmelidir. Nitekim, kavram; çocukluk ve edebiyat temelinde estetik, kültürel, pedagojik ve eğitsel boyutlara sahiptir. Geçmişte daha çok dini ve ahlaki öğretilerle tezahür eden çocuklara yönelik yazma eylemi, günümüzde çocuk psikolojisine odaklanmış, pedagojik ve estetik unsurlar önem kazanmaya başlamıştır. Aslında bir diğerine değişilmeyecek kadar önemli olan bu bileşenlerin hepsini bir arada düşünmek çocuk edebiyatında hayati plandadır.
Bu yazının devamı
198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Eğer kısa süre için de olsa, içimizi rahatlatan, bize emniyet duygusu veren ve kendisiyle teselli bulduğumuz bazı kişisel zevkleri (egoları) bırakmayı başarabilirsek… Ve eğer mü’mince tabiatımıza ait olmayan ve bizlere sonradan musallat olup mağrur ve kibirli edalarla birbirimize karşı kötü rekabet duygularını besleyen içimizdeki
Bu yazı, cevaplarını bulmuş bir yol göstericiden çok, daralmanın sebepleri ve çıkış yolları için bazı sorular sorma ve aynı saftakilerle dertleşme niyetindedir. Acaba Müslümanların bir gündemi var mıdır? Suyun üstünde sürüklenmekte miyiz yoksa akışı yönlendirebiliyor muyuz? Acaba niceliğe ve kitleselleşmeye mağlup mu olduk? Bununla ilişkili olarak “demokrasi”/çokluk kıymetin belirleyicisi mi oldu? “Söz”ümüzü, sosyal medyadaki “etkileşim” adedi mi şekillendiriyor? “Cihad”ımızın göstergesi organizasyonel kabiliyetimiz ve hesaplı “katılım sağlama”larımız mı?
İyilik postunda açık, aleni kötülük yapılmaktadır:
Çünkü iyinin ölçütü, kapitalist düzende “refah ve huzur” içinde yaşayabilmek, yeryüzünde cenneti kurmak olarak belirlenmiştir…
Çünkü iyilik, ölümden ve ölüme hazırlayacak olan her türlü ilkeden arınmak olarak tanımlanmıştır…
Çünkü iyilik, bilinmeyen zamana ve tahmin edilemeyen bedele teslim edilemeyecek kadar mülk edinilmiştir…
Çevirilerin adalet sistemi üzerindeki etkisi bir sonraki yüzyılın başlarına kadar tam olarak fark edilmeyecekti. Ancak tercümeler, İslam’ın sömürgeci eklemlenmesinde dolaysız bir epistemolojik işlev gördüler; zira Michael Anderson’ın zekice tespit ettiği üzere, tercümeler yalnızca “özcü, statik ve içeriden değişime kapalı bir İslam” fikrini doğurmakla kalmadı, aynı zamanda tüm klasik Oryantalizmin temel söylemsel pratiğini, yani “klasik hukuk metinleri üzerinde ayrıntılı bir çalışma yapılmadan Hindistan ve Doğu’nun doğru bir şekilde anlaşılamayacağı” fikrini yarattı ve destekledi.
Son birkaç yılda teknoloji devlerinin önlenemez yükselişi ekonomik merkezileşmede belirgin bir artışa ve ekonomik eşitsizlik açısının daha da büyümesine neden olmuştur. Bundan birkaç yıl önce piyasa değeri bakımından ilk birkaç şirket arasında yer alan şirketler yerlerini teknoloji şirketlerine bırakmıştır.
Çocuk Kitapları Çocukların mı?
Çocuk edebiyatı, modern zamanlara ilişkin bir adlandırma. Birçok şeyin asıl olandan ayrışıp genişlediği ve giderek bağımsızlaştığı gibi çocuk edebiyatı da zamanla bağımsız bir hüviyet kazanmıştır. Şüphesiz, kavramın temel bileşenlerinden olan çocuk ve edebiyat, insanlık tarihi kadar eskidir. Hayatın içerisinde insan tekinin kadın ve erkek olarak büyük görünümü içinde çocukların da yeri tartışmasızdır. Öte yandan edebiyatın hayata koşut olan önemi de ortadadır. Burada, modern zamanlar kategorisini tamamen kötülemek veya doğrulamak düşüncesinden uzak olarak; yaşanan değişime odaklanmak gerekir. Çünkü çocuk edebiyatında bilimsel gelişmelerle çocuğun ön plana çıkması, ilgi ve ihtiyaçlarının dikkate alınması gibi iyileştirici saikler etkili olmuştur. Bu açıdan çocuk edebiyatına kavramsal anlamda ilişkisel bir mantıkla bakılmalı ve ona temel teşkil eden ile onu özelleştiren hususlar bir arada düşünülmelidir. Nitekim, kavram; çocukluk ve edebiyat temelinde estetik, kültürel, pedagojik ve eğitsel boyutlara sahiptir. Geçmişte daha çok dini ve ahlaki öğretilerle tezahür eden çocuklara yönelik yazma eylemi, günümüzde çocuk psikolojisine odaklanmış, pedagojik ve estetik unsurlar önem kazanmaya başlamıştır. Aslında bir diğerine değişilmeyecek kadar önemli olan bu bileşenlerin hepsini bir arada düşünmek çocuk edebiyatında hayati plandadır.
Bu yazının devamı 198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ağlama Angelita!
Eğer kısa süre için de olsa, içimizi rahatlatan, bize emniyet duygusu veren ve kendisiyle teselli bulduğumuz bazı kişisel zevkleri (egoları) bırakmayı başarabilirsek… Ve eğer mü’mince tabiatımıza ait olmayan ve bizlere sonradan musallat olup mağrur ve kibirli edalarla birbirimize karşı kötü rekabet duygularını besleyen içimizdeki
Zihniyet Daralması Karşısında Islahı Yeniden Kuşanmak
Bu yazı, cevaplarını bulmuş bir yol göstericiden çok, daralmanın sebepleri ve çıkış yolları için bazı sorular sorma ve aynı saftakilerle dertleşme niyetindedir. Acaba Müslümanların bir gündemi var mıdır? Suyun üstünde sürüklenmekte miyiz yoksa akışı yönlendirebiliyor muyuz? Acaba niceliğe ve kitleselleşmeye mağlup mu olduk? Bununla ilişkili olarak “demokrasi”/çokluk kıymetin belirleyicisi mi oldu? “Söz”ümüzü, sosyal medyadaki “etkileşim” adedi mi şekillendiriyor? “Cihad”ımızın göstergesi organizasyonel kabiliyetimiz ve hesaplı “katılım sağlama”larımız mı?
Bu Dünyada Yeteri Kadar Acı Yok mu?
İyilik postunda açık, aleni kötülük yapılmaktadır:
Çünkü iyinin ölçütü, kapitalist düzende “refah ve huzur” içinde yaşayabilmek, yeryüzünde cenneti kurmak olarak belirlenmiştir…
Çünkü iyilik, ölümden ve ölüme hazırlayacak olan her türlü ilkeden arınmak olarak tanımlanmıştır…
Çünkü iyilik, bilinmeyen zamana ve tahmin edilemeyen bedele teslim edilemeyecek kadar mülk edinilmiştir…
Sömürgecinin Değişen Yüzü Olarak Hukuk
Çevirilerin adalet sistemi üzerindeki etkisi bir sonraki yüzyılın başlarına kadar tam olarak fark edilmeyecekti. Ancak tercümeler, İslam’ın sömürgeci eklemlenmesinde dolaysız bir epistemolojik işlev gördüler; zira Michael Anderson’ın zekice tespit ettiği üzere, tercümeler yalnızca “özcü, statik ve içeriden değişime kapalı bir İslam” fikrini doğurmakla kalmadı, aynı zamanda tüm klasik Oryantalizmin temel söylemsel pratiğini, yani “klasik hukuk metinleri üzerinde ayrıntılı bir çalışma yapılmadan Hindistan ve Doğu’nun doğru bir şekilde anlaşılamayacağı” fikrini yarattı ve destekledi.
Tekno-Kapitalizm: Dijital Çağın Yeni Egemenlik Düzeni
Son birkaç yılda teknoloji devlerinin önlenemez yükselişi ekonomik merkezileşmede belirgin bir artışa ve ekonomik eşitsizlik açısının daha da büyümesine neden olmuştur. Bundan birkaç yıl önce piyasa değeri bakımından ilk birkaç şirket arasında yer alan şirketler yerlerini teknoloji şirketlerine bırakmıştır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.