“İnsanların birbirine görünmez iplerle bağlı”* olduğu şu dünyada bir insanın hikâyesine odaklanırken aslında birçok kişininde yaşamına belirli bir yerden bakmaya başlarız. Sanat ve özelde sinema eserleri bir hikâye içerisinde karakterler ve durumlar üzerinden insanın varoluşuna kimi zaman bir ayna olabilir. Nuri Bilge Ceylan, filmografisine Ahlat Ağacı filmini de katarak insanın hikayesine, bu topraklarda olan bitene ve bu coğrafyanın yaşam kültürüne; yerleşik karakterler ve alışılmış ilişki biçimleri üzerinden bakmaya, düşünmeye ve göstermeye çalışıyor.
Ahlat Ağacı Nuri Bilge Ceylan’ın diğer filmlerinde olduğu gibi insan doğasını ve bu toprakların hikayesini taşra üzerinden anlatır. Kendisinin röportajlarında ve söyleşilerinde belirttiği üzere kendisini cezbeden şey insan doğası ve insan doğasının mucizeliğidir. Söz konusu insan doğası taşraya atfen “Bezelye taneleri gibi herkesin birbirine benzediği” bir durumdan ziyade insanın daha az şeye sahip olduğu bir ortamda aslında insan doğasının daha rahat bir şekilde insan ilişkileri üzerine yansıdığını göstermektedir.
Bu yazının devamı
188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bilmeni isterim ki yazmak da okumak da benim çok işime yarıyor. Hayatın haritasında gidilecek veya gidilmeyecek yolları görmeme yardım ediyor… Diğerinin düşünceleri kendime ayna tutarken yardım ediyor. Bazen aynı ateşte yandığım, bazen aynı gölgeyi canlı saydığım insanlarla karşılaşıyorum okuduklarımın, dinlediklerimin bir yerinde…
Biz zulmü tanıyamadık. Zulüm neydi anlayamadan mazlum olduk… Zalimin zulmü diyoruz bugün bu olanlara… Asırlardır aynı tuzakla parçalanıyoruz, vuruluyoruz, ölüyoruz, zulüm hâlâ devam ediyor… Ne zaman bitecek… Zulmü bir türlü ortadan kaldıramadık…
Thierry Dedieu’nun Yakouba kitabı öğrencilere okunur. Tüm metin baştan sona da okunabilir; ara ara okumayı durdurarak, sorular sorarak öğrenci aktif okuyucu olmaya teşvik edilerek de okunabilir. Görselleriyle birlikte sesli kitap versiyonu da izlettirilebilir:
Hayatın yanlışlarına, insanlığın kötülük oluşumlarına karşın iyilerden olanlar hep bir hareket içinde olmalılar. Yani bunların oturmalarına çok fırsatları olmamalı. Çünkü kötülük ayakta olup yürüyüp- koştukça; İyilerinde miskin miskin oturmaları düşünülemez. Ama gelin görün ki iyilerin şikâyetleri, yerlerine mıhlanmış gibi sabitlikleri, hayallerinde ki iyiliği kendilerine yaklaştırmıyor, bilakis bir süre sonra da kendilerini şikâyet ettikleri hayatın akışına bırakıveriyorlar.
Hayao Miyazaki’nin animelerini izlediğimde geçmiş güzel günlere ve adını koyamadığım bütün güzel şeylere karşı büyük bir özlemle doluyorum. Oysa bugünlerde hiç makbul değil böyle duygular. Uzmanlar harıl harıl uyarıyor;
Ahlat Ağacı
“Neyi Kaybettiğini Hatırla!” / İsmet Özel
“İnsanların birbirine görünmez iplerle bağlı”* olduğu şu dünyada bir insanın hikâyesine odaklanırken aslında birçok kişininde yaşamına belirli bir yerden bakmaya başlarız. Sanat ve özelde sinema eserleri bir hikâye içerisinde karakterler ve durumlar üzerinden insanın varoluşuna kimi zaman bir ayna olabilir. Nuri Bilge Ceylan, filmografisine Ahlat Ağacı filmini de katarak insanın hikayesine, bu topraklarda olan bitene ve bu coğrafyanın yaşam kültürüne; yerleşik karakterler ve alışılmış ilişki biçimleri üzerinden bakmaya, düşünmeye ve göstermeye çalışıyor.
Ahlat Ağacı Nuri Bilge Ceylan’ın diğer filmlerinde olduğu gibi insan doğasını ve bu toprakların hikayesini taşra üzerinden anlatır. Kendisinin röportajlarında ve söyleşilerinde belirttiği üzere kendisini cezbeden şey insan doğası ve insan doğasının mucizeliğidir. Söz konusu insan doğası taşraya atfen “Bezelye taneleri gibi herkesin birbirine benzediği” bir durumdan ziyade insanın daha az şeye sahip olduğu bir ortamda aslında insan doğasının daha rahat bir şekilde insan ilişkileri üzerine yansıdığını göstermektedir.
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
XIV. Mektup / Son Mektup
Bilmeni isterim ki yazmak da okumak da benim çok işime yarıyor. Hayatın haritasında gidilecek veya gidilmeyecek yolları görmeme yardım ediyor… Diğerinin düşünceleri kendime ayna tutarken yardım ediyor. Bazen aynı ateşte yandığım, bazen aynı gölgeyi canlı saydığım insanlarla karşılaşıyorum okuduklarımın, dinlediklerimin bir yerinde…
Mahalleden
Biz zulmü tanıyamadık. Zulüm neydi anlayamadan mazlum olduk… Zalimin zulmü diyoruz bugün bu olanlara… Asırlardır aynı tuzakla parçalanıyoruz, vuruluyoruz, ölüyoruz, zulüm hâlâ devam ediyor… Ne zaman bitecek… Zulmü bir türlü ortadan kaldıramadık…
Bir Felsefe Atölyesi Örneği
Thierry Dedieu’nun Yakouba kitabı öğrencilere okunur. Tüm metin baştan sona da okunabilir; ara ara okumayı durdurarak, sorular sorarak öğrenci aktif okuyucu olmaya teşvik edilerek de okunabilir. Görselleriyle birlikte sesli kitap versiyonu da izlettirilebilir:
Beşinci Olma Helak Olursun…
Hayatın yanlışlarına, insanlığın kötülük oluşumlarına karşın iyilerden olanlar hep bir hareket içinde olmalılar. Yani bunların oturmalarına çok fırsatları olmamalı. Çünkü kötülük ayakta olup yürüyüp- koştukça; İyilerinde miskin miskin oturmaları düşünülemez. Ama gelin görün ki iyilerin şikâyetleri, yerlerine mıhlanmış gibi sabitlikleri, hayallerinde ki iyiliği kendilerine yaklaştırmıyor, bilakis bir süre sonra da kendilerini şikâyet ettikleri hayatın akışına bırakıveriyorlar.
Kargaşaya Bir “Ma” Arası: Miyazaki Sineması
Hayao Miyazaki’nin animelerini izlediğimde geçmiş güzel günlere ve adını koyamadığım bütün güzel şeylere karşı büyük bir özlemle doluyorum. Oysa bugünlerde hiç makbul değil böyle duygular. Uzmanlar harıl harıl uyarıyor;
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.