Okunayım diye annemin rahmine bir ayet olarak indirildim. Beni ilk okuyan annem oldu. Benim de okuduğum ilk kitap annemdi. Bütün bebekler gibi ben de gâh gülerek, gâh ağlayarak, yudum yudum okudum annemi. O da bana sıklıkla dualar ve ninniler okudu.
Bu yazının devamı
191. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Yeryüzünde söz sahibi olmak isteyen insanın ihtirası, en güzel sözü kabullenmesine mâni olmuş, bu mânia Allah’a itaat etmesinin önüne geçmiştir. Kendisine muktedir olamayan insan, kaba güç ve dayatma ile insanlığı abluka altına almış, zalimliği ile zorbalıkla Allah’ın arzında hâkimiyet kurmaya çalışmıştır. İdaresinden mesul olduğu alanlarda, hayra davet eden, iyiliği yaşam tarzı haline getiren ve var …
Sokaklarda başıboş dolaşan, caddelerde arabaların arasında bir şeyler satmaya çalışan çocuklar…Belki bir ömür keşfedemeyecekler kendilerini. “İnsan” olduklarının farkına bile varmadan tüketecekler koca bir ömrü. Ne pejmürde kıyafetleridir beni üzen, ne de açlıkları, sersefil hayatları. O, görünen halleridir nihayetinde. Üç-beş kuruşla düzeltilebilecek halleri… Ölünce de geçer veya biter dünyalık sıkıntıları. Her şey bu kadar mı ama? …
Akıl, algıladığı görüntüleri, duygu ile vardığı şeyleri yorumlayıp bir tasnife, bir düzene koymak ister. Düşünen insan, nesnelerle de yetinmeyip fizikötesi alanlara uzar. Bir yorum getirip bir idrake varıncaya dek, itminan oluncaya dek uğraşır. Bir yoruma varmak tutkusu, normal işlevidir aklın. Adeta mecburdur bir analiz ve sentez yapmaya.
Hayatı bize gösteren, bizi görünür kılan ya da bizi perdeleyen, örten hatta maskeleyen nedir? İşimiz, konumumuz, imkânlarımız, sahip olduklarımız mıdır? Kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden yeryüzündeki hikâyemizi bütüne taşıyan o köprü nasıl ve nerede kurulur?
Okumaktan Mânâ Ne?
Göğe çizilmiş
İncecik bir kuş
Okunmayı bekliyor, sıcak
Dokunsa biri gözleriyle
Uçmaya başlayacak
İsmail Uyaroğlu*
Okunayım diye annemin rahmine bir ayet olarak indirildim. Beni ilk okuyan annem oldu. Benim de okuduğum ilk kitap annemdi. Bütün bebekler gibi ben de gâh gülerek, gâh ağlayarak, yudum yudum okudum annemi. O da bana sıklıkla dualar ve ninniler okudu.
Bu yazının devamı 191. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Şiire Dair
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Hevanın İktidar Alanından Sıyrılmak
Yeryüzünde söz sahibi olmak isteyen insanın ihtirası, en güzel sözü kabullenmesine mâni olmuş, bu mânia Allah’a itaat etmesinin önüne geçmiştir. Kendisine muktedir olamayan insan, kaba güç ve dayatma ile insanlığı abluka altına almış, zalimliği ile zorbalıkla Allah’ın arzında hâkimiyet kurmaya çalışmıştır. İdaresinden mesul olduğu alanlarda, hayra davet eden, iyiliği yaşam tarzı haline getiren ve var …
“İnsan” Olmanın Farkına Varmak
Sokaklarda başıboş dolaşan, caddelerde arabaların arasında bir şeyler satmaya çalışan çocuklar…Belki bir ömür keşfedemeyecekler kendilerini. “İnsan” olduklarının farkına bile varmadan tüketecekler koca bir ömrü. Ne pejmürde kıyafetleridir beni üzen, ne de açlıkları, sersefil hayatları. O, görünen halleridir nihayetinde. Üç-beş kuruşla düzeltilebilecek halleri… Ölünce de geçer veya biter dünyalık sıkıntıları. Her şey bu kadar mı ama? …
Çeşitli Vaadlere Özet Bakış
Akıl, algıladığı görüntüleri, duygu ile vardığı şeyleri yorumlayıp bir tasnife, bir düzene koymak ister. Düşünen insan, nesnelerle de yetinmeyip fizikötesi alanlara uzar. Bir yorum getirip bir idrake varıncaya dek, itminan oluncaya dek uğraşır. Bir yoruma varmak tutkusu, normal işlevidir aklın. Adeta mecburdur bir analiz ve sentez yapmaya.
Aile Ocağı
Hayatı bize gösteren, bizi görünür kılan ya da bizi perdeleyen, örten hatta maskeleyen nedir? İşimiz, konumumuz, imkânlarımız, sahip olduklarımız mıdır? Kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden yeryüzündeki hikâyemizi bütüne taşıyan o köprü nasıl ve nerede kurulur?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.