Neredeyse tamamı doğal bir işlenmişlikle renklenen bir belde olarak Ürgüp’te sabah, yalnızca güneşin değil, taşın hafızasının da uyanışıyla başlar. Malum Katpatuka/Güzel Atların Ülkesi Kapadokya’nın oyuk kayaları, yılların rüzgârını değil, çağların suskunluklarını, tıpkı direnen o taşlar gibi direnen kelimelerini ve gizli hatıralarını da saklıyor oluşuyla bile ayrı bir güzellik taşımaktadır. Gerek taşın ve gerekse sözün, kelimenin, dilin, hafızanın yankılanarak direndiği bu güzelim belde de bu eşsiz coğrafyada, Kapadokya Üniversitesi’nin varlığı da bir tesadüf olmasa gerek. O üniversite ki salt bu coğrafyada oluşu bile düşüncenin yankı bulduğu bir kurum, bir mekân olma niteliğindedir.
Ve tam da bu yüzden, Türk edebiyatına yalnızca eserler değil, bir fikrî direnişi, bir entelektüel ve sanatsal duruşu, ahlâkı bırakmış olan Alev Alatlı’yı anmak için önce Ürgüp, sonra da Kapadokya Üniversitesi doğru bir mekân olduğu kadar, doğru bir fikir de olacaktır.
Çünkü Alev Alatlı, -çok da dolayımlı olmayacak biçimde metaforik bir bağlam kuracak olursak- sanki de bu coğrafyanın ilk bakıştaki hayret uyandırıcılığına benzer biçimde edebiyatımızda “anlatan” değil, “uyandıran” düşünür, anlatıcı, yazar ve yorumcularındandır. Denilebilir ki, onun sözgelimi, “Nuke Türkiye!”, “Valla Kurda Yedirdin Beni” gibi romanları da yine bu coğrafya -ilk bakışta kendini kendine bakanın zihninde genişleterek özgün kılışı gibi- en özgün haliyle yazılmış bir yazı olarak okurun zihninde bitmez; orada başlar.
Bu yazının devamı
223. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
İnsanların şiddete başvurmalarını çoğunlukla toplum, din veya kültür bağlantılı olarak ele alma eğilimi çalışmalara hâkim durumdadır. Bu yaklaşımların, bir dinin ve özellikle İslâm’ın bu soruna sunduğu çözümü ortaya çıkarmakta yetersiz kalacağı açıktır. Bazı insanların sorunlarını çözmek veya istedikleri sonuca ulaşmak için neden şiddeti tercih ettiğini anlamak için insan psikolojisini tahlil etmeye çalışabiliriz.
İnsanlar ekonomik güç olarak birbirinden farklıdır. Her toplumda zenginler de vardır yoksullar da. Kimileri zenginliğiyle kimileri de yoksulluğuyla sınanmaktadır. Herkes helal rızkını elde etmek için çalışmak zorundadır elbet. Allah dilediğinin rızkını genişletir,
. İlk olarak, neoliberalizmin mantığının liberalizmin mantığının radikalleşmiş biçimi olduğu söylenebilir. Bu bakış açısı, neoliberalizmin liberalizmle olan bağını muhafaza ettiğini kabul eder. İkinci olarak, neoliberalizmin mantığı liberalizmin mantığının mutasyona uğramış bir biçimi olarak görülebilir.
İslam, dünyada üstün olarak insanca yaşamanın yolunu göstermiş ve Müslümanları buna teşvik etmiştir. Kur’an’a baktığımızda çalışmak, kazanmak, açık ve gizli infak etmek, yardım etmek,
Alev Alatlı’yı Ürgüp’te Anlamak: Taşın Hafızası ve Edebî Direniş
Neredeyse tamamı doğal bir işlenmişlikle renklenen bir belde olarak Ürgüp’te sabah, yalnızca güneşin değil, taşın hafızasının da uyanışıyla başlar. Malum Katpatuka/Güzel Atların Ülkesi Kapadokya’nın oyuk kayaları, yılların rüzgârını değil, çağların suskunluklarını, tıpkı direnen o taşlar gibi direnen kelimelerini ve gizli hatıralarını da saklıyor oluşuyla bile ayrı bir güzellik taşımaktadır. Gerek taşın ve gerekse sözün, kelimenin, dilin, hafızanın yankılanarak direndiği bu güzelim belde de bu eşsiz coğrafyada, Kapadokya Üniversitesi’nin varlığı da bir tesadüf olmasa gerek. O üniversite ki salt bu coğrafyada oluşu bile düşüncenin yankı bulduğu bir kurum, bir mekân olma niteliğindedir.
Ve tam da bu yüzden, Türk edebiyatına yalnızca eserler değil, bir fikrî direnişi, bir entelektüel ve sanatsal duruşu, ahlâkı bırakmış olan Alev Alatlı’yı anmak için önce Ürgüp, sonra da Kapadokya Üniversitesi doğru bir mekân olduğu kadar, doğru bir fikir de olacaktır.
Çünkü Alev Alatlı, -çok da dolayımlı olmayacak biçimde metaforik bir bağlam kuracak olursak- sanki de bu coğrafyanın ilk bakıştaki hayret uyandırıcılığına benzer biçimde edebiyatımızda “anlatan” değil, “uyandıran” düşünür, anlatıcı, yazar ve yorumcularındandır. Denilebilir ki, onun sözgelimi, “Nuke Türkiye!”, “Valla Kurda Yedirdin Beni” gibi romanları da yine bu coğrafya -ilk bakışta kendini kendine bakanın zihninde genişleterek özgün kılışı gibi- en özgün haliyle yazılmış bir yazı olarak okurun zihninde bitmez; orada başlar.
Bu yazının devamı 223. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Geç Demokrasinin Post-Liberal Dünyasında İslam ve İslamofobi. Irkçılığın Neo-Reel-Politik Temelleri
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
Şiddet Epistemolojisinin Temeli ve Yönelimleri
İnsanların şiddete başvurmalarını çoğunlukla toplum, din veya kültür bağlantılı olarak ele alma eğilimi çalışmalara hâkim durumdadır. Bu yaklaşımların, bir dinin ve özellikle İslâm’ın bu soruna sunduğu çözümü ortaya çıkarmakta yetersiz kalacağı açıktır. Bazı insanların sorunlarını çözmek veya istedikleri sonuca ulaşmak için neden şiddeti tercih ettiğini anlamak için insan psikolojisini tahlil etmeye çalışabiliriz.
Yardım Faaliyetleri Ve Yoksulluk Kültürü
İnsanlar ekonomik güç olarak birbirinden farklıdır. Her toplumda zenginler de vardır yoksullar da. Kimileri zenginliğiyle kimileri de yoksulluğuyla sınanmaktadır. Herkes helal rızkını elde etmek için çalışmak zorundadır elbet. Allah dilediğinin rızkını genişletir,
Neoliberalizm
. İlk olarak, neoliberalizmin mantığının liberalizmin mantığının radikalleşmiş biçimi olduğu söylenebilir. Bu bakış açısı, neoliberalizmin liberalizmle olan bağını muhafaza ettiğini kabul eder. İkinci olarak, neoliberalizmin mantığı liberalizmin mantığının mutasyona uğramış bir biçimi olarak görülebilir.
Çalışmak, Yardım Etmek ve Kuvvet Hazırlamak
İslam, dünyada üstün olarak insanca yaşamanın yolunu göstermiş ve Müslümanları buna teşvik etmiştir. Kur’an’a baktığımızda çalışmak, kazanmak, açık ve gizli infak etmek, yardım etmek,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.