Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Bu yazının devamı 180. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar …
başlamaya hasretli dilim ötelerden belletilene köprüsün çaktın kibriti lazım değil ruh elinde eksik tarif önünde müşkül bir yol kalbimin ortasından dilimin ucuna kıvranan geldiğin gibi olmuyorsun hiç senden değil bu elbet rahat ol şamar oğlanı zaman çizgilerden dalgaya yol alışında cezbe hani bentlere damarlı bileklerle tokmak deyişindeki o ergenlik kükreyen suskunluk senin suçun yok …
Bir karanlık bul ve onu yıka.
Akıl kıyısında eşelenme, kalp denizine dal. Karanlığı karanlıkla yenebileceğin düşüncesinden tevbe et.
Uyanmak karanlığı bulmaktır aslında. Yüzümüzde ezbere bildiğimiz mahmurlukla karanlığı bileklerinden yakalamaktır uyanmak.
Karanlığı yıkamak neyi değiştirir fikri seni eylemesin.
Kur’a hep kendi içimizdeki günahkâra çıkar.
Sen kendi aksini izlemeye meyledip denize düşeni ve içinde haksızlık olan karanlığı yutan balığı hatırla.
ölüm ve kahkahalardan kurtuluş
Hiçbir su beni boğ(a)madı; ama ben her suda boğuldum,
Bir umudun peşine takılıp düştüğüm yerden doğruldum.
Her şey günü gelince vaktini doldurdu,
Ölüm, bir bedene daha akdini kondurdu.
Bazı şeyler üzerime kalınca sözcülüğüne soyundum,
Bir zamanın girdabında çoğu yerimden vuruldum.
Hüzünler tüm bedenleri kasıp kavurdu,
Ölüm, bir ceketi daha asıp anılarını savurdu.
Izdırap deryalarında yüzerken bulduğum her dala tutundum,
Merasim beyanlarından kaçarak kahkahalardan kurtuldum.
İmtihan, dünyada olduğumuz için bizi de vurdurdu,
Ölüm, bir hayali daha yıkıp da durdurdu.
Hayat bana ağır gelince taşıma gereğinde bulundum,
Kendimden başka yük taşı(ya)mama gerçeğine kuruldum.
Her yerde olan ve daim buyuran ol deyince oldurdu,
Ölüm, güzel kokan her çiçeği soldurdu
İlgili Yazılar
Anons
uyandı adam siyaset
tehlike saçıyor suya sabuna temas
uykuya dalsa rüyalar
gezintiye çıksa kurgular
içeriye girse meşhur
çıksa meçhul
dikkat!
Mafima’ya Mektuplar
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Bu yazının devamı 180. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar …
Vaziyet
başlamaya hasretli dilim ötelerden belletilene köprüsün çaktın kibriti lazım değil ruh elinde eksik tarif önünde müşkül bir yol kalbimin ortasından dilimin ucuna kıvranan geldiğin gibi olmuyorsun hiç senden değil bu elbet rahat ol şamar oğlanı zaman çizgilerden dalgaya yol alışında cezbe hani bentlere damarlı bileklerle tokmak deyişindeki o ergenlik kükreyen suskunluk senin suçun yok …
Şair Tutanağı: Yağmur Duası
Bir karanlık bul ve onu yıka.
Akıl kıyısında eşelenme, kalp denizine dal. Karanlığı karanlıkla yenebileceğin düşüncesinden tevbe et.
Uyanmak karanlığı bulmaktır aslında. Yüzümüzde ezbere bildiğimiz mahmurlukla karanlığı bileklerinden yakalamaktır uyanmak.
Karanlığı yıkamak neyi değiştirir fikri seni eylemesin.
Kur’a hep kendi içimizdeki günahkâra çıkar.
Sen kendi aksini izlemeye meyledip denize düşeni ve içinde haksızlık olan karanlığı yutan balığı hatırla.
Niyabet
Huzurun melodisiydi sanki senin sözlerin …