İmal etme eylemi genellikle fabrikalardan hareketle mamul dediğimiz şey üzerinden doğrudan müdahale ile gerçekleşen bir eylem olarak düşünülse de imalin kökensel olarak daha sofistike boyutlarının söz konusu olduğunu söylemek mümkündür. Çağdaş felsefede oldukça önemli isimlerden olan Deleuze ve Guattari, çağdaş kapitalist yaşam pratiği içerisinde özellikle “kapitalizm ve şizofreni” metninde çağdaş zamanlara özgü özneleşme pratiğinin insanı nasıl bir varoluşsal duruma angaje ettiğini, insan üzerinde nasıl bir etkide bulunduğunu, insanı; belli şeyleri isteyen, belli şeyleri arzulayan, belli şeyleri talep eden varlık oluşsal reflekslerini belli doğrultuda serpilip gelişmeye razı eden sürecin analizini yaparak bu sürecin nihai kertede bir arzu- nesne diyalektiği olduğu tespitinde bulunurlar. Yani bir anlamda ortaya çıkarılan şey, kapitalist yaşam pratiği içerisinde arzu ve nesnelerin eş zamanlı üretilmesinin sonucunda beşeri öznelerin belli şeyleri arzulayan makinelere, varlıklara dönüştürülerek bir arzu-nesne diyalektiğine tâbi kılınmalarının gösterilmesidir.
Deleuze ve Guattari’nin arzu felsefeleri bir anlamda bu kodlanmış arzuları kod bozumuna uğratarak serbest dolaşıma açmak gibi bir ideale sahiptir. Bu ideal bağlamında onların geliştirmeye çalıştıkları politika, -dini veya uhrevi bir kaygı gütmeden- bir anlamda insanın özgürlük idealini modern düşüncenin en başından beri insanın önüne koymuş olduğu özgürlük ve eşitlik ideali çerçevesinde ortaya konulan ahlak ve siyaset düşüncesinin en radikal düzlemdeki karşılığı olarak okunabilecek bir arzu politikasıdır.
Bu yazının devamı
215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İsrail’in “sınırları belli olmayan bir devlet” olarak 1948’den bu yana Filistin topraklarını işgal ederek sürekli genişlemesini ve daha fazlasını anlamak için Talmudist-Rabbinik Yahudi eskatolojisini anlamak gerekiyor.
Bilim insanları, etik konularını çalışanlar, politika yapıcılar vs. biyo-teknoloji ile siber-teknoloji (yapay zekâ) kesişmesinin ne gibi sonuçlar doğuracağı üzerinde düşünmesi gerekir. Zira sentetik biyoloji ile yapay zekâ teknolojilerinin sağlıklı ve güvenli biçimde ilerlemesi için böylesi bir sorumluluğa ihtiyaç var. Yapay zekânın tasarımı ve uygulanması süreçleri gittikçe karmaşıklaşması kontrolü, denetimi ve düzenlenmesini zorlaştıracak görünüyor.
Can ölümle mukayyet bir oluştur ve her can ölümü tadacaktır”
Ölüme yumar o derin kederli gözlerini bir damla huzur için
Varlığa açar nemli gözlerini yeniden O’labilmek için
İçi insan dışı insan…
“Oruçlu doğar insan ölümün iftar sofrasına”
Kur’an, insanlığın hayatına yön vermek için gönderilmiştir. Vahyin belirleyiciliğinin yerini alan dönemsel cahilî anlayışlar, karaları ve denizleri fesadın kaplamasının sebebidir. Günümüz modern cahiliyesi adeta dönemsel bozulmaların bütün izlerini taşımaktadır.
Bir yönüyle yitirilmiş bir kimliğin ete kemiğe büründüğü yerdir Filistin, hazanın henüz toprağa düşmemiş yaprağıdır. Bütün yaprak dökümlerimize ve Kemalizm’in İslâm coğrafyasındaki mankurtlaştırıcı etkilerine rağmen asli kimliğimizi bize her daim hatırlatan bir meseldir.
Mülkiyet, Özgürlük ve Adalet Bağlamında İktisadi İnsanın İmali
İmal etme eylemi genellikle fabrikalardan hareketle mamul dediğimiz şey üzerinden doğrudan müdahale ile gerçekleşen bir eylem olarak düşünülse de imalin kökensel olarak daha sofistike boyutlarının söz konusu olduğunu söylemek mümkündür. Çağdaş felsefede oldukça önemli isimlerden olan Deleuze ve Guattari, çağdaş kapitalist yaşam pratiği içerisinde özellikle “kapitalizm ve şizofreni” metninde çağdaş zamanlara özgü özneleşme pratiğinin insanı nasıl bir varoluşsal duruma angaje ettiğini, insan üzerinde nasıl bir etkide bulunduğunu, insanı; belli şeyleri isteyen, belli şeyleri arzulayan, belli şeyleri talep eden varlık oluşsal reflekslerini belli doğrultuda serpilip gelişmeye razı eden sürecin analizini yaparak bu sürecin nihai kertede bir arzu- nesne diyalektiği olduğu tespitinde bulunurlar. Yani bir anlamda ortaya çıkarılan şey, kapitalist yaşam pratiği içerisinde arzu ve nesnelerin eş zamanlı üretilmesinin sonucunda beşeri öznelerin belli şeyleri arzulayan makinelere, varlıklara dönüştürülerek bir arzu-nesne diyalektiğine tâbi kılınmalarının gösterilmesidir.
Deleuze ve Guattari’nin arzu felsefeleri bir anlamda bu kodlanmış arzuları kod bozumuna uğratarak serbest dolaşıma açmak gibi bir ideale sahiptir. Bu ideal bağlamında onların geliştirmeye çalıştıkları politika, -dini veya uhrevi bir kaygı gütmeden- bir anlamda insanın özgürlük idealini modern düşüncenin en başından beri insanın önüne koymuş olduğu özgürlük ve eşitlik ideali çerçevesinde ortaya konulan ahlak ve siyaset düşüncesinin en radikal düzlemdeki karşılığı olarak okunabilecek bir arzu politikasıdır.
Bu yazının devamı 215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İsrail’i Nasıl Mağlup Ederiz?
İsrail’in “sınırları belli olmayan bir devlet” olarak 1948’den bu yana Filistin topraklarını işgal ederek sürekli genişlemesini ve daha fazlasını anlamak için Talmudist-Rabbinik Yahudi eskatolojisini anlamak gerekiyor.
Kalpsiz Bir Dünyadan Kalpsiz Bir Algoritmaya
Bilim insanları, etik konularını çalışanlar, politika yapıcılar vs. biyo-teknoloji ile siber-teknoloji (yapay zekâ) kesişmesinin ne gibi sonuçlar doğuracağı üzerinde düşünmesi gerekir. Zira sentetik biyoloji ile yapay zekâ teknolojilerinin sağlıklı ve güvenli biçimde ilerlemesi için böylesi bir sorumluluğa ihtiyaç var. Yapay zekânın tasarımı ve uygulanması süreçleri gittikçe karmaşıklaşması kontrolü, denetimi ve düzenlenmesini zorlaştıracak görünüyor.
Ölen Kim’dir
Can ölümle mukayyet bir oluştur ve her can ölümü tadacaktır”
Ölüme yumar o derin kederli gözlerini bir damla huzur için
Varlığa açar nemli gözlerini yeniden O’labilmek için
İçi insan dışı insan…
“Oruçlu doğar insan ölümün iftar sofrasına”
İktisadî Hayat ve Temel Prensipler
Kur’an, insanlığın hayatına yön vermek için gönderilmiştir. Vahyin belirleyiciliğinin yerini alan dönemsel cahilî anlayışlar, karaları ve denizleri fesadın kaplamasının sebebidir. Günümüz modern cahiliyesi adeta dönemsel bozulmaların bütün izlerini taşımaktadır.
Bir Hazan Yurdu: Filistin
Bir yönüyle yitirilmiş bir kimliğin ete kemiğe büründüğü yerdir Filistin, hazanın henüz toprağa düşmemiş yaprağıdır. Bütün yaprak dökümlerimize ve Kemalizm’in İslâm coğrafyasındaki mankurtlaştırıcı etkilerine rağmen asli kimliğimizi bize her daim hatırlatan bir meseldir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.