Doğduğunda güneş, herkesin ve her şeyin üstüne doğar. Hiçbir şey ve hiçbir kimse ona ilgisiz kalamaz. İşler ona göre başlar, ona göre şekillenir ve gelişir. Güneşin doğudan yükselmesi, onu doğunun malı kılmadığı gibi, batıdan batması ise batıya küskünlüğünden değildir. O, tayin edilen vakit ve yörüngesinde hareket eder. O, her gün doğmaya devam eder.
Daha-
Meraksızlık, Rahatperestlik ve Eleştiri
-
Eleştirinin Maliyetine Giriş
Yirmi yıla yakın zamandan beri Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak siyasal iktidarın başında bulunan Recep Tayyip Erdoğan, ülke sathındaki icraatlarını övgüyle kendi ağzından sıralarken, son birkaç yıldan bu yana, kültür ve eğitimde, sadece bu alanda pek başarılı olamadıklarını söylemektedir. Bunu aldığı eleştiriler üzerine mi yoksa sahiden kendi kaygısı olarak mı dile getirdiği bilinemez. Ancak görüldüğü kadarıyla ve öteden beri defalarca değinilen, konuşulan bir gerçektir bu noksanlık. Türkiye’de muhafazakâr kesimin kültür, sanat ve eğitim konularındaki tökezlemeleri hiç de son yirmi yılda başlamış değildir. Bağlı hatta bağımlı bulundukları geleneğin/genetiğin buna izin vermediğini görmedikleri, görmeye çalışmadıkları için doğmaktadır aslında söz konusu bir şey yapamamış olmaları.
Daha -
Müslüman Doğu’nun Eleştirel Düşünce Eksikliği
“Biz düşünemeyiz; büyüklerimizin dediklerini sorgulayamayız. Onlar böyle karar verdilerse vardır bir bildikleri. Bize düşen mukallit olarak bize denileni yapmamızdır” gibi örneklerini arttırabileceğimiz cümleleri ifade eden zihniyeti en çok korkutan şeylerden birisi eleştirel düşüncedir. Dikkat edilirse bu zihniyetin de kendi içinde bir mantığa ve dolayısıyla akıl yürütmeye sahip olduğu görülebilir. Ancak bu akıl yürütme, kendi içinde mutlak öncüllerden yine kendisini doğrulayan bir işleyişe sahiptir.
Daha -
Eleştiri, Bize Yabancı Bir Mefhum..
Allah’ım! Bu mefhum bize ne kadar da yabancı… Bürokraside, akademik(!) dünyada, sanatta, eğitimde ve hatta sokakta… Çünkü toplumumuzda eleştirmek demek bir tür körlük içinde yargılamak demektir. Eleştirinin bizim toplumumuzdaki yeri, daha büyük ün için karşısındaki kişiyi yerle bir etmekle aynı şeydir. Dolayısıyla eleştiriye maruz kalma ihtimali bile üstünlüğü elden kaçırma korkusuna sebep olmaktadır. Bu zihinsel kalıplar içinde dürüst, ard niyetsiz ve makul bir eleştiriye bile rest çekmek, muhatabına aşırı tepkiler göstermek, kendisinde vehmettiği o enaniyete bağlı gücün kaybedilmesi olarak telâkki edilmektedir.
Daha -
“Nida Dergisi 25. Yıl” Özel
Nida Dergisi’nin 200. sayısında 25. yılına özel olarak hem Genel Yayın Koordinatörü, hem kurucusu, hem ablası hem de annesi olan Ferda Bütün ile özel bir söyleşi yaptık.Söyleşimizde teknik detaylardan ziyade özelde Nida Dergisi genelde ise dergiciliğin özü, ruhu, meşakkatli yanları ve teşvik edici yönlerine odaklandık.
Daha -
Eleştirel Düşünme Ya Da Nida Dergisi
Hep aynı pencereden mi bakılması gerek hayata, olaylara, geçmişe, geleceğe? Sormak, sorgulamak, eleştirmek gerekmez mi alışılmışları, öne sürülenleri? Sormak, sorgulamak, eleştirmek başka pencereler açmaktır hayata, olaylara. Başka ufuklar kazandırmak, başka imkânlar bulmak…
Daha -
Büyüdük Küçüldü Sözlerimiz
Söz dağlarında heyelan oldu, kaldık buralarda,
Dil ateşten seyelan oldu, yandık bu dağlarda.
Dönemiyorum, geçmişim şaşalı kaldı benim,
Daha -
Seyyah
Zamanın birinde , elinde not defteriyle yollara düşen ve aldığı yollarda kendine yaklaşmanın ümidini taşıyan bir seyyah varmış. Seyyah dediysem ; amaçsız bir gezgin değil kastım. O kendisine yapıştırılan tüm etiketlerden sıyrılıp, dünyayı tanımaya karar veren
Daha -
Yolun Sonu Görününce!
Yol bazen çok uzunmuş gibi gelir insana.
Daha
Yapılacak şeyleri yaymışsındır daha yaşayacağını sandığın hayatına.
Kafanda hayata dair kaba taslak bir plan vardır.
Birgün aniden birşeyler oluverir.
Birden yolunun kısaldığını anlarsın.
Her an başka başka nedenlerle seni bulabilecek “son” düşüncesi daha da yakınlaşmıştır sana.
Sığdırmaya çalışırsın kısalan yoluna, uzunca gördüğün yol için düşündüklerini.