• Soruşturma İhsan Toker

    Özel alanı bugün biz kendimize ait bir kavram olarak değil de işte bu tercemeten ahvalde yeniden inşa ederek anlamaya çalışıyoruz. Bu, Müslümanlar olarak farklı bir uzaya taşınmamızdan kaynaklanıyor ve en kötüsü de bugün ne kendi uzayımızı ne de taşındığımız uzayı yerli yerince değerlendirebilecek durumdayız.

    Daha
  • Soruşturma Alev Erkilet

    Hangi tanımlama biçiminden hareket ettiğimize ve zaman ve mekana bağlı olarak bu sorunun cevabı değişir. Klasik kamusal-özel ayrımı ya da Türkiye’de anlaşılageldiği şekliyle kamusal alan, devletle alakalı bir alana, kamu hizmetlerinin görüldüğü yerlere işaret ediyordu. Müslüman kadının özel alanda kalması ve kamusal alana çıkmaması tartışması tam da bu bağlama oturuyordu. Başörtüsünün dini bir simge olarak tanımlanması ve seküler kamusal alanda dini simgelere yer olmadığı gerekçesiyle buradan dışlanması da.

    Daha
  • Soruşturma Abdurrahman Arslan

    Nesnelliğin, teorinin ya da temsilin çöktüğü; bunlar üzerine kurulmuş bir bilgi telakkisinin ona ilişkin tarihsel birikimin arkeolojik bir kalıntıya dönüştüğü; doğrunun, yanlışın, siyaset ve sanat telakkisinin yerlerde süründüğü bir çağda artık yaşıyoruz. Bu çağ ‘hakikat’ yoktur diyor ya da kendini ‘hakikat sonrası’ bir çağ şeklinde tanımlıyor. Buraya nereden geldiğine merak edip baktığımızda, hakikati tabiatta arayarak geliyor ama şimdilerde niyeti tarihte aramaktır. Bu demektir ki çağdaş insanın gerçekliğe bakışında artık bir belirsizlik söz konusudur.

    Daha
  • Hukuk ve Ahlak Arasındaki Normsal İlişki

    Hukuk kavramının herkesçe kabul edilmiş bir tanımı olmamakla birlikte genel kabul görmüş bazı fonksiyonlarından bahsetmek mümkündür. Bu fonksiyonlar ise; düzen, toplumsal ihtiyaçları karşılama ve adalet olarak ifade edilebilir. Tüm bu fonksiyonların karşılanması noktasında ise önümüze ahlâk kavramı çıkmaktadır. Devlet dediğimiz sistemli yapıların gelişmediği topluluklarda, toplumun “düzen”, “toplumsal ihtiyaçları karşılama” ve “adalet” ihtiyaçlarını ahlak dediğimiz olgu karşılamaktaydı.

    Daha
  • Azim Huluq Üzerinde Olmak

    Biz de bu ayetteki merkezi temanın peygamberin ahlâkının ne denli üstün olduğu, onun kişiliğinin ne kadar sağlam olduğu, tabiatının, huyunun ne denli bir mükemmellikte olduğunu tekraren söylersek, benzerin tekrarı ile esasen anlamsal daralmaya katkı vermeye devam etmiş ve daha derinlikli bir durumu da gözden kaçırmış oluruz.

    Daha
  • Ramazan Yazçiçek İle Ahlak Üzerine…

    Yediden yetmişe herkesin diline pelesenk ettiği, sosyal hayattan özel hayata, iş hayatından akademik hayata birçok mecrâda boy gösteren fakat bir o kadar da anlam netliğinden uzak bırakılan bir kavramla karşı karşıyayız: Ahlâk. ‘Önce Ahlâk’ diyerek önceliğini ahlâk olarak belirleyen ve eserlerini bu bağlamda kaleme alan mütefekkir-yazar Ramazan Yazçiçek’le ahlâkın soy kütüğü, ilişkili olduğu kavramlar, ontolojik olarak nasıl konumlandırılması gerektiği, Weberyen ahlâk teorisi ve ahlâkın kompartımanlara ayrılıp ayrılamayacağına dair gerçekleştirmiş olduğumuz röportajımızda sözün özüne inme gayretiyle hareket ettik ve sizlerin de bu yolculuğa katılmanızı istedik.

    Daha
  • Kur’ân Ahlâkı Üzerine Bazı Düşünceler

    Her ne kadar klasik ahlâk, iyi, güzel ve doğru arasında bir bağlantı görmekteyse de, derinlemesine bir bakış bu kavramların (hasletlerin) kimi zaman örtüşseler de, kimileyin de çatıştıklarını ortaya koyabilecektir. Belli ki güzel estetikle ilgilidir, doğru hakikatle, iyi ise fayda ile. Bunlar ise her zaman ortak bir davranış, olgu veya olayda bir araya gelemezler.

    Daha
  • Kamusal ve Özel Alana Dair Düşünceler

    Eski ateşi gözden kayboldu Doğu hayatının
    Nefesi durakladı ve ruhu terketti vücudunu
    Bir resim gibi zincirsizdir nefesi
    Ve bilmez hayatın nedir tadı.
    Kalbi kaybetti arzuyu ve hasret çekmeyi,
    Flütü bıraktı çıkarmayı notanın sesini.

    Daha
  • Kamusal Alan Kimlerin Alanıdır

    Herkesin kabul edebileceği ortak davranış kuralları var mıdır? Yoksa kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen rölatif bir durum mu söz konusudur? İnsan, tüm zaman ve mekânlarda değişmeden kalan bir öze sahip midir? Eğer sahip ise insanın bu özü ahlâklı bir varlık olmasına elverişli midir? İnsan, davranışlarında tamamen özgür müdür? Yoksa insan belli kurallarla sınırlandırılmış mıdır?

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.