• “Taşranın Direnci, Şehrin Bilinci ” Metin Önal Mengüşoğlu Kitabı Üzerine

    Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.

    Daha
  • Popüler Sezai Karakoç Versus Gerçek Sezai Karakoç

    Sezai Karakoç’tan bahseden/alıntı yapan insanları üç kategoriye ayırıyorum:
    1- Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyanlar
    2- Sezai Karakoç’u okuyan ama duruşuna sırt çevirenler
    3- Sezai Karakoç’u isim olarak duymuş ama eserlerinin içeriğinden habersiz olanlar

    Daha
  • Kefernahum’da Çocuk Olmak ve Ötekileri Yeniden Düşünmek

    11 Eylül sonrası İslam coğrafyalarında öteki mefhumunu anlatan birçok ülke sineması ve bu ülkelerde yaşayan yönetmenlerin ürettiği filmlerden şimdiye kadar söz ettik. Bu yazıda Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki’nin Kefernahum (Capharnaüm, 2018) filmine yer vereceğiz.

    Daha
  • İmtihan’a Dair

    “Allah’ın insanları denemek için verdiği maddî ve mânevî sıkıntı, dert, külfet” tanımlaması da halk arasında yer alan (musibetin şer olarak karşımıza çıkması) anlayışın ne kadar yaygın olduğuna işaret etmektedir.
    Peki, imtihan yalnızca olumsuz vakıalar üzerinden gerçekleşmiyorsa imtihan nedir? Ve imtihanın olumlu olarak adlandırılabilecek durumları da kapsadığı ne ile delillendirilebilir?

    Daha
  • Kişiye Özel ‘HAKİKAT’

    Hazcılık bir tercih değil, kaybolmuş ruhun kaçışıdır. İnsanın gülmemesi, tebessüm dahi etmemesi hatta surat asması gereken yerde gülmesi; gülmesi gerektiği yerde surat asması ‘laubaliliktir’. Üzerinde düşünülesi bir konuda düşünmeyip geçiştirilmesi ve hakeza aksi durum için de farklı değildir.

    Daha
  • Hep Aynı Sıradanlık

    Güneş doğmuş çaydanlıklar koyulmuştu mavi alevin üstüne. Alelacele bir yere yetişmek için evinden fırlayan insanlar, parke taşlarla döşenmiş sokakları hızlı hızlı geçip doldurmuştu -yeniden- iki metrekare olan çay ocağını. Ocaktan yükselen buharlar bir nem bulutu oluşturmuştu. Neredeyse yağmur oluşturacak doygunluktaydı. Sigara dumanları da bu bulutlara sis gibi eşlik ediyordu. Ocaktaki çaydanlık biraz daha fokurdasa hafiften çiseleyecek neredeyse.

    Daha
  • Çocukların Gönüllü Takviye Eğitimcileri: Anneanne ve Babaanneler

    İnsan, anne baba olduğunda omuzlarına ağır bir yük yüklenir. Kendisi henüz çok da hazır değilken, hayata dair pek de tecrübesi yokken, sorumlu olduğu o canlar daha da ağırlaştırır yükünü.
    Bir yandan kendisi yetişirken bir yandan da çocuk yetiştirecektir.
    Evin işleri, yakınlarla ilgili mes’uliyet, çocukların hizmeti ve eğitimi, kendine ayıracağı vakit derken gençlik bir telaşeyle geçer.
    Tek veya az çocuğun farklı bir zorluğu vardır. Çocuklar çok olduğundaysa her birinin hizmetine, eğitimine yeterince yetişememe sıkıntısı.
    Yetemediğinin, bir şeyleri aksattığının farkına varmak, iyice endişelendirir anneyi.

    Daha
  • Yolda Olmanın Adıdır Takva

    Modern yaşamlar içinde dağılan dikkatlerimiz, savrulan zihinlerimiz. Disipline edemediğimiz iç selliğimiz. Dalıp, dalıp çıktığımız gaflet anlarımız. Ve çıkarken gösterdiğimiz pişmanlıklarımız. Pişman  olduğumuz ama bir o kadar da vazgeçemediğimiz

    Daha
  • Bir Kültür Havzası Taşıyıcısı Olarak Dergiler

    Yazı için zihnin parmak izi derler. Bu bakımdan yazmak insan zihninden kâğıda dökülen  harf  suretli bir boyadır. Zihnin farklı işleyişine bağlı olarak bu boyanın rengi de değişiklik arz edecektir. Zihinden dökülen bu harf suretli boya,

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.