Çocukların dünyasının yazmak yazım dünyasının belki de en zoru. Bütün türler için yazdığınız konu ve karakterlerin dünyasına sızmaya çalışırsınız. Çocuğun dünyasına öyle sızmadan daha fazlasına ihtiyacınız var demektir.
Daha-
“Çocukların Dünyasından Hiçbir Zaman Çıkmadım”
-
Tefekkür Teşekkürdür
Fikretme, tefekkür etme, insanı kendine getiren, kendilik olma becerisini ortaya çıkaran büyük erdem. İnsanı, toplumu içerisinde ayırt ettiren, ona şuur katan, onda farkındalık yaratan büyük beceri…
Daha
Rabbin insana sunduğu, bahşettiği türlü türlü yetenekleri ortaya çıkaran -
Şokta (Mı)yız
Günümüz dünyasında sabır, emek, gayret, vefa, yerini yavaş yavaş acelecilik, üşengeçlik, çabuk gözden çıkarma ve zahmetsiz bir sonuca ulaşmaya devretti. Fıtrata ters olan bu yol alış şekli insanlığın başına dermansız dert olmaya başladı.
Daha -
Bana Çocukluk Günlerimi Geri Verin
Bana sorsalar; teknik çok ilerledi. Yaşama şartları kolaylaştı. Sosyal hayat seviyesi yükseldi. Ekonomi, eskiye göre çok daha iyileşti… Bu hayattan memnun musun? Yoksa çocukluk günlerini mi istiyorsun, deseler.
Daha -
‘Kelebek Etkisi’ne Doğru İlk Çırpınışlar
…Tek bir çivinin eksikliği yüzünden koskoca bir krallığın yitirilebileceği uyarısı 14. yüzyıla kadar uzanır; ünlü çocuk tekerlemesinin aşağıda verilen versiyonu Benjamin Franklin’in 1758’de yayımladığı Poor Richard’s Almanac’ta yer almaktaydı:
Daha -
“Sarsıntı” Adlı Romanı Üzerine
“Bir davası vardır Hakan’ın. Uğruna ölünecek, öldürülecek, kutsal ve nihayetinde cehennemi yaşayan dünyada cenneti inşa edecek bir dava: ‘Bir dava vardı. Baştan aşağı tarumar edilmiş bir coğrafyanın gözü yaşlı çocuklarının hıçkırıkları uğuldardı kulaklarımızda.”
Daha -
Yitik Temenna
Yankısız övüntülerde yenilmelerin
Yolların elinde rengârenk görüngüler.
Eskil korkulardan geçmekte küçüklüğün
Daha -
Okumak Özgürlüğe Uçmaksa
Okumak özgürlüğe uçmaksa,
Daha
Yazmak dalmaktır belki de.
Ellerinle açarsın önünü, -
Bir Bitki Gibi
Herkes gibi olamazdı o. Her şeyi en iyi, en güzel bir şekilde yapmalıydı. Ağır bir yükü vardı onun ve bu yükün altından kalkmak kolay değildi.
Daha
Allah’a adanmıştı o. Ailesi, adaklarının Allah tarafından korunup “bir bitki gibi” yetiştirileceğine gönülden inanıyordu. Onda gördükleri isteklilik ve gayret, onları son derece sevindiriyordu. Zorla güzellik olmazdı çünkü.