Senaryosunu Harvey Gates’in yazdığı ve Roy Del Ruth tarafından yönetilen 1928 yapımı Terör (The Terror) ve Soğuk Savaş dönemindeki Sabotaj (Sabotage, 1936) adlı filmler, terör ve terörizm olgusunun sinema filmleri aracılığıyla ele alınmasının ilk örnekleri arasındadır. 1920’li yıllarda başlayan ve 2020’li yıllara kadar bir asırdır devam eden terör, terörizm olgusunu konu edinen sinema veya televizyon …
Daha-
11 Eylül Sonrası Sinemada Terörizm: Hain Filminin Analizi
-
Neleri Topluyoruz
“Cehennem, arkasını dönüp yüz çevireni ve (servet) toplayıp yığan kimseyi kendine çağırır.” (Me’aric 17-18) Telaşla elindekileri kasaya bıraktı. Sonra mağaza içinde sağa sola koşuşturdu. Ritim tutar gibi bir sağ reyondan bir sol reyondan kıyafetler topladı. Topladıkça iştahı kabarıyor, içinde tuhaf bir haz ve mutluluk oluşuyordu. Evet, evet mutluydu. Çünkü hepsi onundu. Ve eve gelip her …
Daha -
Boşanmak Üzere Olan Kardeşime Mektup
Sevgili kardeşim,
Daha
Her gün yeni bir umutla güne başlıyoruz. “Bugün daha iyi olacak” umuduyla… Fakat acı haberlerle sarsılıyoruz çoğu zaman. Eşinden ayrılmak üzere olduğunu duydum.
Uzaktan, sizi hep güzel bir aile olarak görüyorduk. İçten içe sorunlar yaşadığınızı nereden bilebilirdik ki? Bir aile kolay kurulmuyor kardeşim. Yıkılması da öyle kolay olmamalı. Olmuyor, gitmiyor dediğiniz şeyler neydi acaba? Çözülmeyecek, kabullenilmeyecek şeyler miydi? İkiniz de yapmanız gerekenleri yaptınız mı? Biliyorsun kardeşim, evlilik sabır ister, fedakârlık ister. Sevgi, saygı, sadakat ve samimiyet ister. Karşındakini önce olduğu gibi kabullenmeli, onun bazı davranışlarını düzeltmeyi zamana bırakmalıydın. Uygunsuzluklar; yetişme tarzından, aldığı kültürden kaynaklanıyorsa onları doğru kabulleneceği için bunları sorgulamak, onu incitebilir, kızdırabilirdi. Aynı evde yetişenlerin bile birbirine tahammül edemediği bir dünyada, farklı aile tarzlarının ve kültürlerin çatışması, bazı şeylere hemen alışılamaması elbette olacaktı. -
Vatandan Uzakta
Bir gün dalıp gitsem diyorum henüz erişemediğim topraklarıma. Belli belirsiz düşler içinde hep o aynı başlangıca. Öze. Hakikatin sıradanlığına. Her zaman yaptığım gibi huzursuz bir anımda anneme söylendim uzun uzun ve dediğim dedik bir dik kafalılıkla. Hadi anne gidelim, gidelim dedim feveran ederek. Topraktan kopmuş ne kadar yer varsa terk edelim ve bir kurtuluş meşalesinin öncüsü olalım bu diyarlarda. Bu düşünüş her vakit içimdeki acıyı kılcal damarlarımdan ağır ağır türlü yerlerime yayıp durur ve acının türlü şekillerini keşfettirirdi.
Daha -
Reşit Güngör Kalkan’la “İlhami Çiçek” Kitabı Üzerine
Çoğumuz bu dünyadan göçerken, arkamızda tamamlanmamış işler, çalışılacak dosyalar bırakırız. Ecel, çoğu kez emellerden önce yetişir. Ancak bazı isimler vardır ki onları anarken içimiz biraz daha fazla burkulur. Daha çıkacak kitapları, söylecek sözleri vardı, deriz. Sanıyorum İlhami Çiçek de onlardan birisidir. Otuzuncu yaşına bir kala dünyasını değiştirmesiyle, arkasında böyle bir hissiyat bırakmıştır. Ama eceldir bu ve yetişmiştir. Reşit Güngör Kalkan’la İlhami Çiçek’i ve ‘Türk Şiirine Buruk Bir Armağan’ ithafıyla yayınlanan kitabını konuştuk. Birlikte aynı mısrayı hatırlayarak: ‘’Yalnız hüznü vardır kalbi olanın’’
Daha -
Sevgiyle Yap
“Her evin, bütün gün boyunca bir yanı güneş, bir yanı gölge olan bir avlusu vardır. Burada suyun sesi, çiçeklerin renkleri, meyvenin, sebzenin kokusu vardır.” diyen mimarların göçüp gittiği günlerdi. Camiye, cemaate, ezana vakitsiz günlerden bir gündü ve saat durdu. Dünyanın savaşına kumanda tuttuğumuz anlardan birinde! Dünden kalan yemeği, limon kokulu çöp torbasına attığımız akşamüzerinde! Masallarla küs uyuyan çocuğun odasına, peşin fiyatına taksitle halı aldığımız o mağazada! O lokalde, o kitapçıda, o sahilde… Nasıl çıkmışsanız, o halde! Elendik. Evet… Elendiniz!
Daha -
Şiire Dair
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Daha -
Sınırın Ardı
Uykusuz gözlerini avcuyla ovuşturarak, biraz olsun kendine gelmeye çalıştı. Yüzüne odaklananlar, gözlerinin kırmızıya çalan rengini seçebiliyordu. Bu halde, ne kadar daha uykuyu mağlup edebilirdi? Evvelki geceyi de uykusuz geçirmiş, sadece kafilenin soluklanmak için durduğu sırada biraz kestirmişti. Ceketinden tabakasını çıkardı, son kırıntılarını dökmemek için metal kutuyu dikkatle dizlerine bıraktı.
Daha -
Diasporada Zoraki Radikal Olmak: Mira Nair Sinemasına Giriş
Tüm bu çalışmalarla birlikte bizim bu yazı dizisinden muradımız, 11 Eylül’ü dünya sinemaları ölçeğinde ele alıp ülke sinemaları ve yönetmen sinemalarında bu konuyu irdeleyen yapımların neler olduğunu ortaya koymaktır. Bunu ortaya koyarken de yönetmenlerin bakış açılarında ve yaklaşımlarındaki farklılık veya benzerliklerini analiz etmeyi amaç edindik
Daha