Biliyor musun, Hz. Ali’nin çok güzel bir sözü vardır: ‘Kişi dilinin altında gizlidir.’ diye… Sana bu sözden kompozisyon yaz demeyeceğim. Seni eskimeyen tarihin sayfalarına götürüp halen dipdiri olan Hz. İbrahim’le birlikte bir zihin yolculuğuna çıkarmak istiyorum.
Daha-
İbrahim Gibi Sorular Sormak
-
Huzursuz Rüzgâr
Volkan, elindeki kitabın en beğendiği kısmını defalardır tekrar ediyordu.
Daha
“Rüzgâr huzursuzdu…”
Elindeki kitapla odasından çıkıp annesinin yanına gitti.
“Anne!”
“Efendim Volkan!”
“Adım Rüzgâr olsaydı çok beğenirdim!”
Annesi oğlunun bu ifadesi karşısında şaşırdı.
“Volkan da çok güzel bir isim yavrum!”
Volkan, elinde kitap olduğu halde bir süre düşündükten sonra:
“Doğru, Volkan demek patlamak demek!”
“Anlamadım oğlum?” -
Cahit Koytak’ın İşporta Tezgâhı Şiirini Bir Adanma Eylemi Olarak Okumak
Adanma kavramı etrafında ilerleyecek olduğumuzda, sadece ilahi eksenle sınırlı kalmaz bu şiirin örnekleri. Bütün bir varlık dünyasının ilahi çatı altında bir kaynaşma ve dayanışma içinde anlamlı bir birliktelikle resmedildiği görülür. Bu açıdan Koytak şiirinin ilahi eksende yeryüzünün hallerine de bir ses olma peşinde farklı adanma durumları gösterdiği söylenebilir. Mazlumlara kulak kesilen, yaralılara kol kanat geren, bütün düşkünlerin elinden tutmaya çalışan ve böylece insanın kapabileceği türlü kirlerden arınmanın hissedileceği nice şiir örnekleri, bu külliyatın sayfaları arsında yer almaktadır.
Daha -
Süreyya’yı Sinemada Taşlamak
Sinema ile yaşanmışlıklar arasında sıkı bir bağ olduğu gibi, sinemasal konjonktür ile gerçeklik, temsil ve ideolojilerin aktarımı üçgeninde de önemli bağlantılar mevcuttur. Sinema filmleri tarihsel olayları ve toplumsal vakaları yeniden irdelerken kurgu devreye girmektedir. Hakikat böylece filmsel bir gerçekliğe devşirilmiş olur ve tarihsel vakaların ters yüz edilebilme olasılığı ortaya çıkar.
Daha -
Okumaktan Mânâ Ne?
Okunayım diye annemin rahmine bir ayet olarak indirildim. Beni ilk okuyan annem oldu. Benim de okuduğum ilk kitap annemdi. Bütün bebekler gibi ben de gâh gülerek, gâh ağlayarak, yudum yudum okudum annemi. O da bana sıklıkla dualar ve ninniler okudu.
Daha -
Geçimsizliğin Sebepleri Ve Öngörülen Çıkış Yolları
Neden geçinemeyiz? Öncelikle geçimsizliğin çoğunlukla hangi alanlarda olduğuna bakalım. Para, mal, mülk, iktidar, şan şöhret, aile, sevgi vb. Tüm saydıklarım sanki iki ortak noktada birleşiyor. Sahiplenme duygusu ve ego.
Daha -
Adalet Üzerine
Adalet merkezî bir kavramdır. Zulüm; sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda karşılaştığımız sorunların temel sebebidir. Adaleti tesis etmeden diğer sorunları çözmeye çalışmak işe yanlış yerden başlamaktır. “…Evrende denge anlamına gelen adalet sadece “mülkün” yani yönetimin değil dinin, ahlâkın, fiziğin, biyolojinin, manyetiğin, mekaniğin vs. her şeyin temelidir.”
Daha -
Adamak Üstüne
Adanmak denince aklıma bir metafor olarak ada gelir. Adanmak, ada gibi olmaktır. Dış dünyaya ihtiyaç olmadıkça adadan uzaklaşmamak, gitmemektir. Adada inşa olmak ve adayı inşa etmek demektir. Bunun içindir ki ancak kendini bir inanca ve dâvâsına adayanlar dış dünya ile bağlantılarını kontrol edebilirler. İnsan bir dâvâya inandı mı, onun arındırıcılığını ve felah/huzur vericiliğini idrak etti mi, işte o zaman inancı onun çevresini çepeçevre kuşatır. O inanç ona öyle bir umut, öyle bir huzur verir ki onun uğrunda sarfedeceği her çaba onun için varlık sebebidir.
Daha -
Yolun Başı
Sev diyor, benim için sev! Neyi seveceğimizi bilmeden, nasıl seveceğimizi bilmeden ayetleriyle içimize sevgiyi nakşeden için durup düşünmek, bakıp tefekkür etmek sevmektir.
Daha
Sevgi: Allah’ın, Âdem’le Havva’nın içine gizlediği bir sır.
Sevgi: Allah’ın, Resul’üne, Peygamberimizin sırtına nakış nakış işlediği bir iz.
Sevgi: Züleyha’nın bakışlarından Yusuf’un kaderine yol çizen güçlü bir bağ.
Sevgi: Yakup (as)’ın içine Yusuf’un kokusunu gizleyip gözlerine can veren ilahi güç…
Sevgi, bizlere en büyülü miras…