Allah insanı, yeryüzünün halifesi olarak yaratmıştır. Bu sebeple insan, dünyayı ve içinde yaşayan her türlü canlıyı korumak, dünyanın imarında ve yönetiminde yaratılış gayesine uygun ameller gerçekleştirmekle sorumludur. Allah, bu amacı gerçekleştirebilmesi için ona rehberlik edecek birçok peygamber ve uyarıcı da göndermiştir. Tevhid çizgisinde olan bu damar insanoğlunun en güvenli limanı, sığınağı ve yol göstericisidir. Bununla …
Daha-
İnsanın Kimliği: Halifelik
-
Hayal Şehrin Boyacıları
Hayal şehrin boyacıları
Daha
Bir üç yüz iki otobüsle döndüler evlerine
Masallarda sürekli aranan renklerle
Bir şehri koruyan meleklerle
Parmaklarıyla insanlara renk tutmayı öğrettiler
Yoklama alınacaktı birazdan bütün sokaklarda
Boş sokaklar şimdi onları eğlendiriyordu
Kara kediler hariç, her şey güzeldi
Uyanmak güzeldi uyandırmak için şehri
Güzeldi şeffaf renklerin boşluğuna çaresizliği sığdırmak. -
Kurtlukta Düşeni Yemek Kanundur
Kurduğunuz sistemin içinde kontrolü elden kaybederseniz yok olmaya mahkumsunuzdur. Devasa bir sistemin küçük dişlilerinden olarak, büyüklük rolüne soyunursanız da yok olmaya mahkum olursunuz. Gelişiminizi tamamlamadan, kendinizi olanın üzerinde görmek hem kendinizi hem de etrafınızdakileri felakete sürekler. Bunun farkına da varamazsınız. Farkındalık, ancak; felaketin size isabet etmesinden sonra gerçekleşir
Daha -
Edebiyat Nasıl Okunur?
“Bir edebiyat eserini iyi, kötü ya da vasat yapan nedir? Yüzyıllar boyunca bu soruya pek çok farklı cevaplar verildi. Kavrayış derinliği, hayata yakınlık, biçimsel uyum, evrensellik, ahlaki duruş, kelime bazlı yaratıcılık, hayal gücü genişliği: Bunların hepsi belli zamanlarda edebi büyüklüğün nişanı sayıldı. Hatta işin içine ulusun boyun eğmez ruhuna ses verebilme, çelik işçilerini destansı kahramanlar gibi göstererek çelik üretimi hızlandırabilme gibi bir iki şaibeli ölçüt de karışmadı değil.”
Daha -
Şiirin Burcunda Tanımsal Bir Gezinti
Çağımız yazarlarından birçoğunun kitaplarında yer verdikleri Yuhanna İncilinde geçen “Önce söz vardı,” ifadesi bu açıdan ele alınabilir. Bunun yanında Hindistanlı bir bilge, “Önce sükût vardı; kelam değil der.” Ve bundan hareketle Tanrı sükûttur der. Ben bu söze iki açıdan bakıyorum. Birincisi, Allah’ı sözle, şiirle anlatamayacağımız. Bununla beraber Allah’ı sadece kelâmla sınırlandıramayacağımız gerçeği. İkincisi ise, Kur’ân-ı Kerîm’de, İnsan sûresinin ilk âyetinde geçen “dehr” kelimesiyle, yani dünyanın yaratılışıyla insanın yaratılışı arasındaki vakte (insanın bir değer olarak hiç anılmadığı zamanlar) işaret edebileceğini düşünüyorum.
Daha -
Sessizlik Öyküleri I
Sırada ne var? Sükûnun ebedi olmadığı aşikâr. O halde bir ses çık-ar-malı. Bir ses ki çarkı yeniden döndürsün. İlk kıvılcımı atsın da hareket başlasın. Peki, nasıl olmalı bu ses? Hafifçe mi, aniden mi, sert bir şekilde mi? Tercih ikinciden yana. ÇAT! Eline yeniden aldığı kalemin ikiye ayrılması sesiydi bu. Ayrılmalar her zaman bu kadar ses çıkarmıyordu ama. Öyle ayrılmalar vardı ki ayrılan (yahut ayrıldığını zanneden) dahi farkına varamıyordu ayrılığın.
Daha -
Çocuk Aklı
Çocuk aklımla, ağaçların yaşlı ama gücü kuvveti yerinde, temiz yüzlü insanlara benzediğini düşünürdüm. Kaybolma korkusuna karşı zihnimin kendi kendine oynadığı bir korunma oyununda ağaçlar güvenli varlıklara dönüşürdü. Sığınma isteğiydi aslında bu.
Daha -
Kurmaca Nasıl İşler
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Daha -
Kadim Medeniyetlerin Efsunlu Coğrafyası: İran
İran… Şiirin ve güllerin ülkesi…
Daha
İsfahan, Kaşhan, Tebriz, Tahran, Kum, Meşhed, Nişabur, Şiraz gibi şehirleriyle şarkın şiiri… Hafız, Firdevsî, Sadi, Şehriyar, Furuğ bu şiirle sesleniyorlar efsunlu ülkeden kalplerimize ve ele geçiriyor ruhumuzu bir tutam şiir…