İnsanlar, kavramlar üzerinden düşünür veyahut yaşarlar. Peki, yaşadıkları hayatta etken olan bu kavramlar üzerinde ne kadar düşünmektedirler?
Bazı kavramların oldukça fazla konuşuluyor olmaları, o kavramların bihakkın anlaşılır olduğu anlamına gelmekte midir?
Her kavram, tanımlamanın sınırlı dünyasında kendini ifade etme imkânı bulabilir mi? Bulamadığında gerçekleşecek olan vakıaların müsebbibi tanımlamanın yanlışlığında mı yoksa bizatihi tanımlama ameliyesinin kendinde mi aranmalıdır?
Biz bu sayımızda, üzerinde oldukça fazla konuşulan fakat hayatî soruların bir o kadar ıskalandığı kavramlardan biri olan ‘adalet’ üzerine konuşacağız, konuşmamıza da bu hayatî soruları sorarak başlayacağız.
Bazı sorular cevaplardan daha önemlidir. Zira doğru soruları sormak gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemeye benzer. İlk düğme yanlış iliklendiğinde ardından gelen tüm düğmelerin yanlış ilikleneceğinden hareketle; ilk soru ya da sorular yanlış sorulduğunda ardından gelecek sorular ya da cevapların yanlış olacağı şüphe götürmeyecektir.










Henüz değerlendirme yapılmadı.