Kardeşim İbrahim bana mermer putları
Nasıl devireceğimi öğretmişti
Ben de gün geçmez ki birini patlatmayayım
Ama siz kâğıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini
nasıl sileceğimi öğretmediniz.
Hızır’la Kırk Saat’ten…
Post-modernlik, modern sonrası…
Hızlı geçişler yaşıyoruz, birini anlamadan bir diğerine savruluyoruz.
Savruluyoruz çünkü kendimiz olamıyor hep bir başkasının hikâyesinin içinde yerimizi bulmaya çalışıyoruz.
Bir başkasının giysisine girmeye çalışıyoruz. Geriyoruz, zorluyoruz ama yine de sığmıyor, sığamıyoruz bizim olmayan giysiye.
Zar zor da olsa giyenlerimiz ‘ha, işte bana uydu !’ derken; ne kadar gülünç duruma düştüğümüzü farkedemiyoruz.









