Toplum Hukuka Tâbi, Hukuk Neye Tâbi : Nisan-Haziran 2026 | Sayı 223

350,00

Hukuku konuşmak ahlâk temelli bir ontoloji üzerinde düşünmekle başlar. İnsanı hem hemcinsleriyle hem tabiatla hem de yaratıcıyla uyum içinde yaşatmayı amaçlayan, insanı ahlâk eksenli bir evren ve yaşam düzeninin önemli ve belki de en değerli bir bileşeni olarak görmek… Hukukun, kanun maddesinden önce, kalbe ve vicdana yönelen bir dünya tasarımının
‘ürünü’ olacağının farkında olmakla yola koyulmak…

Evrendeki her şey Allah’ın koyduğu bir düzen ve dengeye tâbidir. Her şey birbiriyle irtibatlı, bir ilişki ve bütünlük içerisindedir. Güneşin doğup batmasından, bitkilerin ve mevsimlerin oluş ve bitişlerine kadar… Buna kozmik denge diyebiliriz. İslam’daki Tevhid ilkesi, işte bu kozmik denge ve bu denge içerisinde insanın içsel ve dışsal bütünlüğünün temini ve bunlarla barışık yaşamasını sağlayan buyruklar bütünüdür. İşte Kur’an da insana bu bütünün, kozmik bütünün içerisindeki yeri dikkate alınarak seslenilmiştir.

İnsanın bilimsel tüm çabası, ilgilendiği parçanın veya alanın, bu aşkın kozmik bütün içerisindeki yeri ve bununla olan irtibatına dair taşıdığı meraktan ileri gelmektedir. Ona hükmetme, buyruklar yağdırma, söz geçirme değil; bütünü anlamaya çalışma, ona ayak uydurma ve bu bütüne uygun olarak şekil verme, hizmete sunma çabasıdır. ‘Allah’ın yeryüzünü insanın hizmetine sunması, insana musahhar kılması’ onu keyfe keder kullanması değil; bütünle uyumlu ihtiyacına göre tanzim etmesidir. Kibirli insan bunu ne kadar da kötü anladı!

İşte tevhid, aşkın bütünü bize gösteren anlam haritasıdır. Bu minvalde hukuk, devletlerin toplumları kontrol etme aracı değil; ‘bütüne aykırı davranan, kozmik düzeni bozan, huzursuzluk çıkaranlara suçunu gösterme veya görene dek tecrid etme veya ceza görmesini sağlama sürecidir.

Hukuk, bir yanıyla teknik daha ziyade kozmik temeli olan zihinsel bir çabadır. İçerisinde ahlâkçıların, biyologların, toplum bilimcilerin, hukukçuların (kanun adamlarının), ilim ehlinin (âlimlerin), siyasetçilerin olduğu bütünsel bir çaba ve bu çabanın ürünü… Nezdimizde hukuk, meşruiyetini, bahsetmeye çalıştığımız kozmik bütünle uyumlu yapısından alır. Yani ‘tevhid’e olan sadakatinden…

Dergimizin bu sayısında hukuku merkeze aldık. Hukukun modern seyrini, toplumsal yaralarımıza derman olup olamayışını ve İslam’ın önümüze serdiği o yaşayan adalet ufkunu anlamaya, anlamlandırmaya çalıştık. Mevcut hukuk sistemlerinin açmazlarını tartışmaya açarken niyetimiz sadece yapısal sorunları göstermek değil, çözüme dair yeni kapılar arala-
maktı; adımlarımızı bu niyetle attık. Böylece bürokrasiye ve mahkeme salonlarına hapsolan hukuku hem teorik derinliği hem de gündelik hayattaki pratik akisleriyle masaya yatırdık. Dosyamızın yanı sıra, konu dışı yazılarımızla da sayfalarımızı zenginleştirdik. Özellikle Celalettin Vatandaş hocamızın aile kurumu üzerine yaptığı sosyolojik tespitler ve ufuk açıcı yol gösterişleri bu sayının en kıymetli rehberlerinden biri oldu.

Dergimizin bu sayısına katkı sunan tüm yazarlarımıza teşekkür ediyoruz.

Siz değerli okurlarımız! Sabır ve kararlılıkla Nida’nın fikri takibini yaptığınız, zaman zaman tenkit ve teşviklerinizle bizleri motive ettiğiniz için bizlerin indinde yoldaş, arkadaş daha da öte kardeşsiniz ve biz bundan dolayı sizlere teşekkür ediyoruz.

Sizleri dergimizin dolu dolu sayfalarıyla başbaşa bırakıyoruz.


65
Sinir Harbinden Ruhsal Huzura
Özge Tan Düşünce
84
94
Kurmacanın İzinden
Salih Erayabakan Söyleşi
99
Zamanla Anladığımız Zaman…
Yasemin Şüheda Düşünce
103
Elma Ve Fazlası
Elif Örnek Şengün Şiir
Stok kodu: Yok Kategoriler:
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.